Umut Huzmeleri

"So lose not heart, nor fall into despair: and you shall have the upper hand if you are believers." — Quran (3:139)

Bediüzzaman Hazretleri’nin son dersini hatırlamak… 24/03/2012

Filed under: Edebî İktibaslar — La Reverie @ 00:06
Tags: , ,

.

Said Özdemir ağabey, bir hatırasını anlatıyor:
Bediüzzaman Hazretleri’ni bir ziyaretimde buyurdu ki:
‘Kardeşim, bu sana son vasiyetimdir. Sizler hizmeti düşünmeyin. Cenab-ı Hak bu hizmeti bütün dünyaya yayacak. Esas sizin düşüneceğiniz, uhuvvet, muhabbet, ittihad, tesanüd.
İslamiyet, her türlü istibdadı (esareti) yıkmış, meşvereti esas alarak tahakkümü ortadan kaldırmıştır. Bu şekliyle de her halükârda ittifak ve ittihadı tavsiye ve emretmiştir. Öyleyse “Müslüman’ım” diyenler, “İslamiyet’e hizmet ediyorum” davasında bulunanlar, bu noktaya azami derecede dikkat etmekle mükelleftirler. Zaman, öyle fedakârlıklar bekliyor ki, her fiil ve hareketiyle, her teşebbüs ve davranışıyla İslam’a tabi olsun, onu “fiilen” yaşasın, ihtilafları ortadan kaldırıp, kardeşliği tesis için her türlü fedakârlıkta bulunmaktan, malını, canını, şan ve şöhretini ayaklar altına almaktan bir an için tereddüt etmesin. Çünkü bu dava lafla değil, samimiyetle, cesaretle, ihlasla, alın teriyle, feragat ve fedakârlıkla yürür. Ehli dalaletin taarruzuna karşı İslam cephesini bugüne kadar müdafaa edenler, böyle olanlardır.
Geçenlerde öğretmen hanımlar ziyaretime geldi. Dediler ki: “Bize ne tavsiye edersiniz? Çalışmalarımızda nelere dikkat edelim?” Dedim ki: “Aferin” için çalışmayın. İnsanlar ibadetinin karşılığını insanlardan beklememeli. İnsana muhtaç olan fakirdir. Allah’a muhtaç olan zengindir. Kendini insanlara beğendirmek isteyen, beğenilmemek gibi zıt bir halle karşılaşır. Kendini Allah’a beğendirmek isteyen rahat eder, huzur bulur. Mesela İhlas Risalesi’nin başında buyurulmuş ki: “15 günde bir okunmalı.” Çünkü her Müslüman ihlaslı olmak ister amma devam ettiremez.
Bir arkadaşım vardı. Risale-i Nurların yasak olduğu devirlerde o arkadaş gizli gizli şehirler arası Risale-i Nur postacılığı yapardı. Amma kıskançlık damarını kurutamadı. Hatta açıkça söyledi, “Bu kıskançlığı içimden nasıl atabilirim?” diye. Nefsi ıslah etmek kolay değil…
Bizler kendimizi müspet hareketle vazifeli bilmeliyiz ki, işler yürüsün.
Çünkü ittihad-ı İslam’ın birinci şartı, bana göre müspet harekettir.
Üstad’ın vefat etmeden önce de verdiği son ders, müspet hareket üzerinedir.
.
Hekimoğlu İsmail
 

Tahmidiye Duâsı 18/03/2012

Filed under: Yürekler Semaya-Yakarış — La Reverie @ 00:06
Tags: , , , ,

.

Bismihî Sübhânehû

Çoktan beri benim hususî bir virdim ve hiç kaleme alınmayan ve mesleğimizin dört esâsından en büyük esâsı olan şükrün en geniş ve en yüksek mertebesini ihâta eden ve bende çok defa maddî ve mânevî hastalıkların bir nevi şifâsı olan ve ism-i Âzam ile dokuz âyet-i uzmâyı içine alan ve on dokuz defa şükür ve hamdi âzamî bir tarzda ifâde ile tahmîdâtın adedleri ile o eşyânın lisân-ı hâliyle ettikleri hamd ve senâyı niyet ederek o hadsiz hamdlerin yekûnunu içine olan azametli ve geniş bir tahmidnâme ve teşekkürnâme ve sekînedeki Esmâ-i Sittenin muazzam ve yeni bir dersidir.

Said Nursî

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın Adıyla

2. Zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde hiçbir dengi ve benzeri bulunmayan Ferd. Varlıklara hayat verip canlandıran, Kendi hayatı ise zâtî, ezelî ve ebedî olan Hay. Varlığıyla bütün varlıkları düzenli bir şekilde ayakta tutan; fakat Kendi varlığı hiçbir varlığa bağlı olmayan Kayyûm. Haklıyı haksızdan ayıran, her şeyi hikmetle, belirli bir mak-sada göre ve faydalı bir şekilde yaratan Hakem. Kâinatı ince hesaplarla yaratan, her varlığın bütün ihtiyaçlarını adaletle veren ve haksızları cezalandırıp iyileri de mükâfatlandıran Adl. Hiçbir şekilde hiçbir noksanı olmayan, sapıtmışların Kendisi hakkında yakıştırdıkları batıl düşüncelerden münezzeh olan, kâinatı dâima temiz tutarak güzelleştiren Kuddûs.

3. “Allah Peygamberine emniyet ve rahmetini indirdi.” (Tevbe: 40). “En büyük korku olan kıyâmetin dehşeti onlara üzüntü vermez.” (Enbiyâ: 103). “Onlar, Rablerinin nîmetleriyle rızıklanırlar ve Onun bağışladığı nîmetlerle sevinç içindedirler.” (Âl-i İmran: 169-170). “Onlara rahmet sahibi Rabbin söylediği, selâm vardır.” (Yâsin: 58). “Ey ateş, serin ve selâmetli ol!” (Enbiya: 69). “Kur’ân imân edenler için bir hidâyet rehberi ve bir şifâdır.” (Fussilet: 44). “Biz Kur’ân’dan mü’minler için bir şifâ ve rahmet olan şeyi indiriyoruz.” (İsra: 82).

4. Kusur ve noksanlardan münezzeh olan Allah’a (c.c), Onun birliğine ve Onun esmâ ve sıfatlarından her birisine ettiğimiz iman sebebiyle bütün isim ve sıfatlarının tecellileri sayısınca ezelden ebede kadar âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun. Ondan başka ibadete lâyık hiçbir İlâh yoktur.

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın Adıyla

5. Zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde hiçbir dengi ve benzeri bulunmayan Ferd. Varlıklara hayat verip canlandıran, Kendi hayatı ise zâtî, ezelî ve ebedî olan Hay. Varlığıyla bütün varlıkları düzenli bir şekilde ayakta tutan; fakat Kendi varlığı hiçbir varlığa bağlı olmayan Kayyûm. Haklıyı haksızdan ayıran, her şeyi hikmetle, belirli bir maksada göre ve faydalı bir şekilde yaratan Hakem. Kâinatı ince hesaplarla yaratan, her varlığın bütün ihtiyaçlarını adaletle veren ve haksızları cezalandırıp iyileri de mükâfatlandıran Adl. Hiçbir şekilde hiçbir noksanı olmayan, sapıtmışların Kendisi hakkında yakıştırdıkları batıl düşüncelerden münezzeh olan, kâinatı dâima temiz tutarak güzelleştiren Kuddûs.

6. “Allah Peygamberine emniyet ve rahmetini indirdi.” (Tevbe: 40). “En büyük korku olan kıyâmetin dehşeti onlara üzüntü vermez.” (Enbiyâ: 103). “Onlar, Rablerinin nîmetleriyle rızıklanırlar ve Onun bağışladığı nîmetlerle sevinç içindedirler.” (Âl-i İmran: 169-170). “Onlara rahmet sahibi Rabbin söylediği, selâm vardır.” (Yâsin: 58). “Ey ateş, serin ve selâmetli ol! ” (Enbiya: 69). “Kur’ân imân edenler için bir hidâyet rehberi ve bir şifâdır.” (Fussilet: 44). “Biz Kur’ân’dan mü’minler için bir şifâ ve rahmet olan şeyi indiriyoruz.” (İsra: 82).

7. Muhammed’in (a.s.m.) peygamberliği ve peygamberliğine ettiğimiz iman için; Muhammed’in (a.s.m.) iyilikleri, kemâlâtı, meyveleri ve faydaları sayısınca; neslinden gelenlerin, ashâbının ve ümmetinin sevapları adedince âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın Adıyla

8. Zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde hiçbir dengi ve benzeri bulunmayan Ferd. Varlıklara hayat verip canlandıran, Kendi hayatı ise zâtî, ezelî ve ebedî olan Hay. Varlığıyla bütün varlıkları düzenli bir şekilde ayakta tutan; fakat Kendi varlığı hiçbir varlığa bağlı olmayan Kayyûm. Haklıyı haksızdan ayıran, her şeyi hikmetle, belirli bir maksada göre ve faydalı bir şekilde yaratan Hakem. Kâinatı ince hesaplarla yaratan, her varlığın bütün ihtiyaçlarını adaletle veren ve haksızları cezalandırıp iyileri de mükâfatlandıran Adl. Hiçbir şekilde hiçbir noksanı olmayan, sapıtmışların Kendisi hakkında yakıştırdıkları batıl düşüncelerden münezzeh olan, kâinatı dâima temiz tutarak güzelleştiren Kuddûs.

9. “Allah Peygamberine emniyet ve rahmetini indirdi.” (Tevbe: 40). “En büyük korku olan kıyâmetin dehşeti onlara üzüntü vermez.” (Enbiyâ: 103). “Onlar, Rablerinin nîmetleriyle rızıklanırlar ve Onun bağışladığı nîmetlerle sevinç içindedirler.” (Âl-i İmran: 169-170). “Onlara rahmet sahibi Rabbin söylediği, selâm vardır.” (Yâsin: 58). “Ey ateş, serin ve selâmetli ol! ” (Enbiya: 69). “Kur’ân imân edenler için bir hidâyet rehberi ve bir şifâdır.” (Fussilet: 44). “Biz Kur’ân’dan mü’minler için bir şifâ ve rahmet olan şeyi indiriyoruz.” (İsra: 82).

10. Kur’ân ve Kur’ân’a ettiğimiz iman için, Kur’ân’ın zihinle-re akseden mânâları sayısınca ve kıyâmete kadar havada şekil-lenen kelime ve harfleri adedince âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın Adıyla

11. Zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde hiçbir dengi ve benzeri bulunmayan Ferd. Varlıklara hayat verip canlandıran, Kendi hayatı ise zâtî, ezelî ve ebedî olan Hay. Varlığıyla bütün varlıkları düzenli bir şekilde ayakta tutan; fakat Kendi varlığı hiçbir varlığa bağlı olmayan Kayyûm. Haklıyı haksızdan ayıran, her şeyi hikmetle, belirli bir maksada göre ve faydalı bir şekilde yaratan Hakem. Kâinatı ince hesaplarla yaratan, her varlığın bütün ihtiyaçlarını adaletle veren ve haksızları cezalandırıp iyileri de mükâfatlandıran Adl. Hiçbir şekilde hiçbir noksanı olmayan, sapıtmışların Kendisi hakkında yakıştırdıkları batıl düşüncelerden münezzeh olan, kâinatı dâima temiz tutarak güzelleştiren Kuddûs.

12. “Allah Peygamberine emniyet ve rahmetini indirdi.” (Tevbe: 40). “En büyük korku olan kıyâmetin dehşeti onlara üzüntü vermez.” (Enbiyâ: 103). “Onlar, Rablerinin nîmetleriyle rızıklanırlar ve Onun bağışladığı nîmetlerle sevinç içindedirler.” (Âl-i İmran: 169-170). “Onlara rahmet sahibi Rabbin söylediği, selâm vardır.” (Yâsin: 58). “Ey ateş, serin ve selâmetli ol! ” (Enbiya: 69). “Kur’ân imân edenler için bir hidâyet rehberi ve bir şifâdır.” (Fussilet: 44). “Biz Kur’ân’dan mü’minler için bir şifâ ve rahmet olan şeyi indiriyoruz.” (İsra: 82).

13. İman, Kur’ân ve İslâm nimeti için; meleklerin, ruhânî varlıkların ve diğer mahlûkatın bütün zamanlardaki tespihleri, hamdleri, tekbirleri ve tehlilleri sayısınca âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.

 Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın Adıyla

14. Zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde hiçbir dengi ve benzeri bulunmayan Ferd. Varlıklara hayat verip canlandıran, Kendi hayatı ise zâtî, ezelî ve ebedî olan Hay. Varlığıyla bütün varlıkları düzenli bir şekilde ayakta tutan; fakat Kendi varlığı hiçbir varlığa bağlı olmayan Kayyûm. Haklıyı haksızdan ayıran, her şeyi hikmetle, belirli bir mak-sada göre ve faydalı bir şekilde yaratan Hakem. Kâinatı ince hesaplarla yaratan, her varlığın bütün ihtiyaçlarını adaletle veren ve haksızları cezalandırıp iyileri de mükâfatlandıran Adl. Hiçbir şekilde hiçbir noksanı olmayan, sapıtmışların Kendisi hakkında yakıştırdıkları batıl düşüncelerden münezzeh olan, kâinatı dâima temiz tutarak güzelleştiren Kuddûs.

15 “Allah Peygamberine emniyet ve rahmetini indirdi.” (Tevbe: 40). “En büyük korku olan kıyâmetin dehşeti onlara üzüntü vermez.” (Enbiyâ: 103). “Onlar, Rablerinin nîmetleriyle rızıklanırlar ve Onun bağışladığı nîmetlerle sevinç içindedirler.” (Âl-i İmran: 169-170). “Onlara rahmet sahibi Rabbin söylediği, selâm vardır.” (Yâsin: 58). “Ey ateş, serin ve selâmetli ol! ” (Enbiya: 69). “Kur’ân imân edenler için bir hidâyet rehberi ve bir şifâdır.” (Fussilet:44). “Biz Kur’ân’dan mü’minler için bir şifâ ve rahmet olan şeyi in-diriyoruz.” (İsra: 82).

16. İman ve Kur’ân nimeti için; yıldızlar ve yıldızların hare-ketleri, duruşları ve zerreleri sayısınca âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın Adıyla

17. Zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde hiçbir dengi ve benzeri bulunmayan Ferd. Varlıklara hayat verip canlandıran, Kendi hayatı ise zâtî, ezelî ve ebedî olan Hay. Varlığıyla bütün varlıkları düzenli bir şekilde ayakta tutan; fakat Kendi varlığı hiçbir varlığa bağlı olmayan Kayyûm. Haklıyı haksızdan ayıran, her şeyi hikmetle, belirli bir maksa-da göre ve faydalı bir şekilde yaratan Hakem. Kâinatı ince he-saplarla yaratan, her varlığın bütün ihtiyaçlarını adaletle veren ve haksızları cezalandırıp iyileri de mükâfatlandıran Adl. Hiçbir şekilde hiçbir noksanı olmayan, sapıtmışların Kendisi hakkında yakıştırdıkları batıl düşüncelerden münezzeh olan, kâinatı dâima temiz tutarak güzelleştiren Kuddûs.

18. “Allah Peygamberine emniyet ve rahmetini indirdi.” (Tevbe: 40). “En büyük korku olan kıyâmetin dehşeti onlara üzüntü vermez.” (Enbiyâ: 103). “Onlar, Rablerinin nîmetleriyle rızıklanırlar ve Onun bağışladığı nîmetlerle sevinç içindedirler.” (Âl-i İmran: 169-170). “Onlara rahmet sahibi Rabbin söylediği, selâm vardır.” (Yâsin: 58). “Ey ateş, serin ve selâmetli ol! ” (Enbiya: 69). “Kur’ân imân edenler için bir hidâyet rehberi ve bir şifâdır.” (Fussilet:44). “Biz Kur’ân’dan mü’minler için bir şifâ ve rahmet olan şeyi indiriyoruz.” (İsra: 82).

19. İman ve Kur’ân için; bitkiler, ağaçlar ve onların yaprak-ları, çiçekleri, meyveleri, tohumları, tesbihleri ve hamdleri sayısınca âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın Adıyla

20. Zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde hiçbir dengi ve benzeri bulunmayan Ferd. Varlıklara hayat verip canlandıran, Kendi hayatı ise zâtî, ezelî ve ebedî olan Hay. Varlığıyla bütün varlıkları düzenli bir şekilde ayakta tutan; fakat Kendi varlığı hiçbir varlığa bağlı olmayan Kayyûm. Haklıyı haksızdan ayıran, her şeyi hikmetle, belirli bir maksada göre ve faydalı bir şekilde yaratan Hakem. Kâinatı ince hesaplarla yaratan, her varlığın bütün ihtiyaçlarını adaletle veren ve haksızları cezalandırıp iyileri de mükâfatlandıran Adl. Hiçbir şekilde hiçbir noksanı olmayan, sapıtmışların Kendisi hakkında yakıştırdıkları batıl düşüncelerden münezzeh olan, kâinatı dâima temiz tutarak güzelleştiren Kuddûs.

21. “Allah Peygamberine emniyet ve rahmetini indirdi.” (Tevbe: 40). “En büyük korku olan kıyâmetin dehşeti onlara üzüntü vermez.” (Enbiyâ: 103). “Onlar, Rablerinin nîmetleriyle rızıklanırlar ve Onun bağışladığı nîmetlerle sevinç içindedirler.” (Âl-i İmran: 169-170). “Onlara rahmet sahibi Rabbin söylediği, selâm vardır.” (Yâsin: 58). “Ey ateş, serin ve selâmetli ol! ” (Enbiya: 69). “Kur’ân imân edenler için bir hidâyet rehberi ve bir şifâdır.” (Fussilet: 44). “Biz Kur’ân’dan mü’minler için bir şifâ ve rahmet olan şeyi indiriyoruz.” (İsra: 82).

22. İman ve Kur’ân nimeti için; kuşlar, kuşçuklar, hayvanlar, hayvancıklar ve onların sesleri, nefesleri, tesbihleri ve hamdleri sayısınca âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın Adıyla

23. Zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde hiçbir dengi ve benzeri bulunmayan Ferd. Varlıklara hayat verip canlandıran, Kendi hayatı ise zâtî, ezelî ve ebedî olan Hay. Varlığıyla bütün varlıkları düzenli bir şekilde ayakta tutan; fakat Kendi varlığı hiçbir varlığa bağlı olmayan Kayyûm. Haklıyı haksızdan ayıran, her şeyi hikmetle, belirli bir maksada göre ve faydalı bir şekilde yaratan Hakem. Kâinatı ince hesaplarla yaratan, her varlığın bütün ihtiyaçlarını adaletle veren ve haksızları cezalandırıp iyileri de mükâfatlandıran Adl. Hiçbir şekilde hiçbir noksanı olmayan, sapıtmışların Kendisi hakkında yakıştırdıkları batıl düşüncelerden münezzeh olan, kâinatı dâima temiz tutarak güzelleştiren Kuddûs.

24. “Allah Peygamberine emniyet ve rahmetini indirdi.” (Tevbe: 40). “En büyük korku olan kıyâmetin dehşeti onlara üzüntü vermez.” (Enbiyâ: 103). “Onlar, Rablerinin nîmetleriyle rızıklanırlar ve Onun bağışladığı nîmetlerle sevinç içindedirler.” (Âl-i İmran: 169-170). “Onlara rahmet sahibi Rabbin söylediği, selâm vardır.” (Yâsin: 58). “Ey ateş, serin ve selâmetli ol! ” (Enbiya: 69). “Kur’ân imân edenler için bir hidâyet rehberi ve bir şifâdır.” (Fussilet:44). “Biz Kur’ân’dan mü’minler için bir şifâ ve rahmet olan şeyi indiriyoruz.” (İsra: 82).

25. Allah’ın bize yiyeceklerle ve nîmetlerle yaptığı ikramları için; bütün yiyecekler ve nimetler ve bunların çeşitleri, kokuları, tatları ve her bir parçası sayısınca âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın Adıyla

26. Zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde hiçbir dengi ve benzeri bulunmayan Ferd. Varlıklara hayat verip canlandıran, Kendi hayatı ise zâtî, ezelî ve ebedî olan Hay. Varlığıyla bütün varlıkları düzenli bir şekilde ayakta tutan; fakat Kendi varlığı hiçbir varlığa bağlı olmayan Kayyûm. Haklıyı haksızdan ayıran, her şeyi hikmetle, belirli bir maksada göre ve faydalı bir şekilde yaratan Hakem. Kâinatı ince hesaplarla yaratan, her varlığın bütün ihtiyaçlarını adaletle veren ve haksızları cezalandırıp iyileri de mükâfatlandıran Adl. Hiçbir şekilde hiçbir noksanı olmayan, sapıtmışların Kendisi hakkında yakıştırdıkları batıl düşüncelerden münezzeh olan, kâinatı dâima temiz tutarak güzelleştiren Kuddûs.

27. “Allah Peygamberine emniyet ve rahmetini indirdi.” (Tevbe: 40). “En büyük korku olan kıyâmetin dehşeti onlara üzüntü vermez.” (Enbiyâ: 103). “Onlar, Rablerinin nîmetleriyle rızıklanırlar ve Onun bağışladığı nîmetlerle sevinç içindedirler.” (Âl-i İmran: 169-170). “Onlara rahmet sahibi Rabbin söylediği, selâm vardır.” (Yâsin: 58). “Ey ateş, serin ve selâmetli ol! ” (Enbiya: 69). “Kur’ân imân edenler için bir hidâyet rehberi ve bir şifâdır.” (Fussilet:44). “Biz Kur’ân’dan mü’minler için bir şifâ ve rahmet olan şeyi indiriyoruz.” (İsra: 82).

28. Allah’ın bize iman ve Kur’ân’la, Risale-i Nur’la; Kadir, Miraç, Beraat ve Regaib geceleriyle ihsan ettiği nimetleri için; Kadir Gecesinin, Mirâç Gecesinin, Beraat Gecesinin, Regâib Gecesinin dakikalarının âşireleri sayısınca; Ramazan ayının dakikalarının âşireleri adedince ve Risâle-i Nur’un Kıyâmete kadar yazılan ve okunan harfleri sayısınca âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın Adıyla

29. Zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde hiçbir dengi ve benzeri bulunmayan Ferd. Varlıklara hayat verip canlandıran, Kendi hayatı ise zâtî, ezelî ve ebedî olan Hay. Varlığıyla bütün varlıkları düzenli bir şekilde ayakta tutan; fakat Kendi varlığı hiçbir varlığa bağlı olmayan Kayyûm. Haklıyı haksızdan ayıran, her şeyi hikmetle, belirli bir maksada göre ve faydalı bir şekilde yaratan Hakem. Kâinatı ince hesaplarla yaratan, her varlığın bütün ihtiyaçlarını adaletle veren ve haksızları cezalandırıp iyileri de mükâfatlandıran Adl. Hiçbir şekilde hiçbir noksanı olmayan, sapıtmışların Kendisi hakkında yakıştırdıkları batıl düşüncelerden münezzeh olan, kâinatı dâima temiz tutarak güzelleştiren Kuddûs.

30. “Allah Peygamberine emniyet ve rahmetini indirdi.” (Tevbe: 40). “En büyük korku olan kıyâmetin dehşeti onlara üzüntü vermez.” (Enbiyâ: 103). “Onlar, Rablerinin nîmetleriyle rızıklanırlar ve Onun bağışladığı nîmetlerle sevinç içindedirler.” (Âl-i İmran: 169-170). “Onlara rahmet sahibi Rabbin söylediği, selâm vardır.” (Yâsin: 58). “Ey ateş, serin ve selâmetli ol! ” (Enbiya: 69). “Kur’ân imân edenler için bir hidâyet rehberi ve bir şifâdır.” (Fussilet:44). “Biz Kur’ân’dan mü’minler için bir şifâ ve rahmet olan şeyi indiriyoruz.” (İsra: 82).

31. Kur’ân nimeti için; ilk indiği andan Kıyâmete kadar Kur’ân’ın kelime ve harflerinin okunmasından hasıl olan sevapları sayısınca âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın Adıyla

32. Zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde hiçbir dengi ve benzeri bulunmayan Ferd. Varlıklara hayat verip canlandıran, Kendi hayatı ise zâtî, ezelî ve ebedî olan Hay. Varlığıyla bütün varlıkları düzenli bir şekilde ayakta tutan; fakat Kendi varlığı hiçbir varlığa bağlı olmayan Kayyûm. Haklıyı haksızdan ayıran, her şeyi hikmetle, belirli bir maksada göre ve faydalı bir şekilde yaratan Hakem. Kâinatı ince hesaplarla yaratan, her varlığın bütün ihtiyaçlarını adaletle veren ve haksızları cezalandırıp iyileri de mükâfatlandıran Adl. Hiçbir şekilde hiçbir noksanı olmayan, sapıtmışların Kendisi hakkında yakıştırdıkları batıl düşüncelerden münezzeh olan, kâinatı dâima temiz tutarak güzelleştiren Kuddûs.

33. “Allah Peygamberine emniyet ve rahmetini indirdi.” (Tevbe: 40). “En büyük korku olan kıyâmetin dehşeti onlara üzüntü vermez.” (Enbiyâ: 103). “Onlar, Rablerinin nîmetleriyle rızıklanırlar ve Onun bağışladığı nîmetlerle sevinç içindedirler.” (Âl-i İmran: 169-170). “Onlara rahmet sahibi Rabbin söylediği, selâm vardır.” (Yâsin: 58). “Ey ateş, serin ve selâmetli ol! ” (Enbiya: 69). “Kur’ân imân edenler için bir hidâyet rehberi ve bir şifâdır.” (Fussilet:44). “Biz Kur’ân’dan mü’minler için bir şifâ ve rahmet olan şeyi indiriyoruz.” (İsra: 82).

34. İman ve—âlemlerin Rabbinin razı olduğu şeylerin ta kendisi olan—İslâmiyet nimeti için; mü’minlerin ve Müslümanların iyilikleri sayısınca âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın Adıyla

35. Zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde hiçbir dengi ve benzeri bulunmayan Ferd. Varlıklara hayat verip canlandıran, Kendi hayatı ise zâtî, ezelî ve ebedî olan Hay. Varlığıyla bütün varlıkları düzenli bir şekilde ayakta tutan; fakat Kendi varlığı hiçbir varlığa bağlı olmayan Kayyûm. Haklıyı haksızdan ayıran, her şeyi hikmetle, belirli bir maksada göre ve faydalı bir şekilde yaratan Hakem. Kâinatı ince hesaplarla yaratan, her varlığın bütün ihtiyaçlarını adaletle veren ve haksızları cezalandırıp iyileri de mükâfatlandıran Adl. Hiçbir şekilde hiçbir noksanı olmayan, sapıtmışların Kendisi hakkında yakıştırdıkları batıl düşüncelerden münezzeh olan, kâinatı dâima temiz tutarak güzelleştiren Kuddûs.

36. “Allah Peygamberine emniyet ve rahmetini indirdi.” (Tevbe: 40). “En büyük korku olan kıyâmetin dehşeti onlara üzüntü vermez.” (Enbiyâ: 103). “Onlar, Rablerinin nîmetleriyle rızıklanırlar ve Onun bağışladığı nîmetlerle sevinç içindedirler.” (Âl-i İmran: 169-170). “Onlara rahmet sahibi Rabbin söylediği, selâm vardır.” (Yâsin: 58). “Ey ateş, serin ve selâmetli ol! ” (Enbiya: 69). “Kur’ân imân edenler için bir hidâyet rehberi ve bir şifâdır.” (Fussilet:44). “Biz Kur’ân’dan mü’minler için bir şifâ ve rahmet olan şeyi indiriyoruz.” (İsra: 82).

37. Kur’ân, iman ve Risâle-i Nur nimeti için; kâinatın zerreleri, zerrelerin birleşimleri ve tesbihleri sayısınca âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın Adıyla

38. Zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde hiçbir dengi ve benzeri bulunmayan Ferd. Varlıklara hayat verip canlandıran, Kendi hayatı ise zâtî, ezelî ve ebedî olan Hay. Varlığıyla bütün varlıkları düzenli bir şekilde ayakta tutan; fakat Kendi varlığı hiçbir varlığa bağlı olmayan Kayyûm. Haklıyı haksızdan ayıran, her şeyi hikmetle, belirli bir maksada göre ve faydalı bir şekilde yaratan Hakem. Kâinatı ince hesaplarla yaratan, her varlığın bütün ihtiyaçlarını adaletle veren ve haksızları cezalandırıp iyileri de mükâfatlandıran Adl. Hiçbir şekilde hiçbir noksanı olmayan, sapıtmışların Kendisi hakkında yakıştırdıkları batıl düşüncelerden münezzeh olan, kâinatı dâima temiz tutarak güzelleştiren Kuddûs.

39. “Allah Peygamberine emniyet ve rahmetini indirdi.” (Tevbe: 40). “En büyük korku olan kıyâmetin dehşeti onlara üzüntü vermez.” (Enbiyâ: 103). “Onlar, Rablerinin nîmetleriyle rızıklanırlar ve Onun bağışladığı nîmetlerle sevinç içindedirler.” (Âl-i İmran: 169-170). “Onlara rahmet sahibi Rabbin söylediği, selâm vardır.” (Yâsin: 58). “Ey ateş, serin ve selâmetli ol! ” (Enbiya: 69). “Kur’ân imân edenler için bir hidâyet rehberi ve bir şifâdır.” (Fussilet: 44). “Biz Kur’ân’dan mü’minler için bir şifâ ve rahmet olan şeyi indiriyoruz.” (İsra: 82).

40. Kur’ân, iman ve İslâm için; bütün asırlarda ve yerlerde ne kadar ağaç yaprağı, deniz dalgası, kuş şakıması, nur parıltısı, çiçek tohumu ve meyve çekirdeği varsa, onların sayısınca âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın Adıyla

41. Zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde hiçbir dengi ve benzeri bulunmayan Ferd. Varlıklara hayat verip canlandıran, Kendi hayatı ise zâtî, ezelî ve ebedî olan Hay. Varlığıyla bütün varlıkları düzenli bir şekilde ayakta tutan; fakat Kendi varlığı hiçbir varlığa bağlı olmayan Kayyûm. Haklıyı haksızdan ayıran, her şeyi hikmetle, belirli bir maksada göre ve faydalı bir şekilde yaratan Hakem. Kâinatı ince hesaplarla yaratan, her varlığın bütün ihtiyaçlarını adaletle veren ve haksızları cezalandırıp iyileri de mükâfatlandıran Adl. Hiçbir şekilde hiçbir noksanı olmayan, sapıtmışların Kendisi hakkında yakıştırdıkları batıl düşüncelerden münezzeh olan, kâinatı dâima temiz tutarak güzelleştiren Kuddûs.

42. “Allah Peygamberine emniyet ve rahmetini indirdi.” (Tevbe: 40). “En büyük korku olan kıyâmetin dehşeti onlara üzüntü vermez.” (Enbiyâ: 103). “Onlar, Rablerinin nîmetleriyle rızıklanırlar ve Onun bağışladığı nîmetlerle sevinç içindedirler.” (Âl-i İmran: 169-170). “Onlara rahmet sahibi Rabbin söylediği, selâm vardır.” (Yâsin: 58). “Ey ateş, serin ve selâmetli ol! ” (Enbiya: 69). “Kur’ân imân edenler için bir hidâyet rehberi ve bir şifâdır.” (Fussilet:44). “Biz Kur’ân’dan mü’minler için bir şifâ ve rahmet olan şeyi indiriyoruz.” (İsra: 82).

43. İman ve Kur’ân için; madenler ile madenlerden hasıl olan canlı-cansız bütün varlıklar ve onların özellikleri, meyveleri ve faydaları sayısınca âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın Adıyla

44. Zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde hiçbir dengi ve benzeri bulunmayan Ferd. Varlıklara hayat verip canlandıran, Kendi hayatı ise zâtî, ezelî ve ebedî olan Hay. Varlığıyla bütün varlıkları düzenli bir şekilde ayakta tutan; fakat Kendi varlığı hiçbir varlığa bağlı olmayan Kayyûm. Haklıyı haksızdan ayıran, her şeyi hikmetle, belirli bir maksada göre ve faydalı bir şekilde yaratan Hakem. Kâinatı ince hesaplarla yaratan, her varlığın bütün ihtiyaçlarını adaletle veren ve haksızları cezalandırıp iyileri de mükâfatlandıran Adl. Hiçbir şekilde hiçbir noksanı olmayan, sapıtmışların Kendisi hakkında yakıştırdıkları batıl düşüncelerden münezzeh olan, kâinatı dâima temiz tutarak güzelleştiren Kuddûs.

45. “Allah Peygamberine emniyet ve rahmetini indirdi.” (Tevbe: 40). “En büyük korku olan kıyâmetin dehşeti onlara üzüntü vermez.” (Enbiyâ: 103). “Onlar, Rablerinin nîmetleriyle rızıklanırlar ve Onun bağışladığı nîmetlerle sevinç içindedirler.” (Âl-i İmran: 169-170). “Onlara rahmet sahibi Rabbin söylediği, selâm vardır.” (Yâsin: 58). “Ey ateş, serin ve selâmetli ol! ” (Enbiya: 69). “Kur’ân imân edenler için bir hidâyet rehberi ve bir şifâdır.” (Fussilet:44). “Biz Kur’ân’dan mü’minler için bir şifâ ve rahmet olan şeyi indiriyoruz.” (İsra: 82).

46. İman, Kur’ân ve İslâm için; melekler, ruhlar, insanlar, cinler, bitkiler, hayvanlar ve bunların bütün zamanlardaki hamdleri ve tesbihleri sayısınca âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın Adıyla

47. Zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde hiçbir dengi ve benzeri bulunmayan Ferd. Varlıklara hayat verip canlandıran, Kendi hayatı ise zâtî, ezelî ve ebedî olan Hay. Varlığıyla bütün varlıkları düzenli bir şekilde ayakta tutan; fakat Kendi varlığı hiçbir varlığa bağlı olmayan Kayyûm. Haklıyı haksızdan ayıran, her şeyi hikmetle, belirli bir maksada göre ve faydalı bir şekilde yaratan Hakem. Kâinatı ince hesaplarla yaratan, her varlığın bütün ihtiyaçlarını adaletle veren ve haksızları cezalandırıp iyileri de mükâfatlandıran Adl. Hiçbir şekilde hiçbir noksanı olmayan, sapıtmışların Kendisi hakkında yakıştırdıkları batıl düşüncelerden münezzeh olan, kâinatı dâima temiz tutarak güzelleştiren Kuddûs.

48. “Allah Peygamberine emniyet ve rahmetini indirdi.” (Tevbe: 40). “En büyük korku olan kıyâmetin dehşeti onlara üzüntü vermez.” (Enbiyâ: 103). “Onlar, Rablerinin nîmetleriyle rızıklanırlar ve Onun bağışladığı nîmetlerle sevinç içindedirler.” (Âl-i İmran: 169-170). “Onlara rahmet sahibi Rabbin söylediği, selâm vardır.” (Yâsin: 58). “Ey ateş, serin ve selâmetli ol! ” (Enbiya: 69). “Kur’ân imân edenler için bir hidâyet rehberi ve bir şifâdır.” (Fussilet:44). “Biz Kur’ân’dan mü’minler için bir şifâ ve rahmet olan şeyi indiriyoruz.” (İsra: 82).

49. Kur’ân, iman ve Risâle-i Nur nimeti için; karaları, deniz-leri, Arş’ı, Kürsi’yi, yeri ve göğü dolduracak kadar âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın Adıyla

50. Zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde hiçbir dengi ve benzeri bulunmayan Ferd. Varlıklara hayat verip canlandıran, Kendi hayatı ise zâtî, ezelî ve ebedî olan Hay. Varlığıyla bütün varlıkları düzenli bir şekilde ayakta tutan; fakat Kendi varlığı hiçbir varlığa bağlı olmayan Kayyûm. Haklıyı haksızdan ayıran, her şeyi hikmetle, belirli bir maksada göre ve faydalı bir şekilde yaratan Hakem. Kâinatı ince hesaplarla yaratan, her varlığın bütün ihtiyaçlarını adaletle veren ve haksızları cezalandırıp iyileri de mükâfatlandıran Adl. Hiçbir şekilde hiçbir noksanı olmayan, sapıtmışların Kendisi hakkında yakıştırdıkları batıl düşüncelerden münezzeh olan, kâinatı dâima temiz tutarak güzelleştiren Kuddûs.

 51. “Allah Peygamberine emniyet ve rahmetini indirdi.” (Tevbe: 40). “En büyük korku olan kıyâmetin dehşeti onlara üzüntü vermez.” (Enbiyâ: 103). “Onlar, Rablerinin nîmetleriyle rızıklanırlar ve Onun bağışladığı nîmetlerle sevinç içindedirler.” (Âl-i İmran: 169-170). “Onlara rahmet sahibi Rabbin söylediği, selâm vardır.” (Yâsin: 58). “Ey ateş, serin ve selâmetli ol! ” (Enbiya: 69). “Kur’ân imân edenler için bir hidâyet rehberi ve bir şifâdır.” (Fussilet:44). “Biz Kur’ân’dan mü’minler için bir şifâ ve rahmet olan şeyi indiriyoruz.” (İsra: 82).

52. Âhiret ve âhirete iman için; dünya ve âhireti dolduracak kadar âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın Adıyla

53. Zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde hiçbir dengi ve benzeri bulunmayan Ferd. Varlıklara hayat verip canlandıran, Kendi hayatı ise zâtî, ezelî ve ebedî olan Hay. Varlığıyla bütün varlıkları düzenli bir şekilde ayakta tutan; fakat Kendi varlığı hiçbir varlığa bağlı olmayan Kayyûm. Haklıyı haksızdan ayıran, her şeyi hikmetle, belirli bir maksada göre ve faydalı bir şekilde yaratan Hakem. Kâinatı ince hesaplarla yaratan, her varlığın bütün ihtiyaçlarını adaletle veren ve haksızları cezalandırıp iyileri de mükâfatlandıran Adl. Hiçbir şekilde hiçbir noksanı olmayan, sapıtmışların Kendisi hakkında yakıştırdıkları batıl düşüncelerden münezzeh olan, kâinatı dâima temiz tutarak güzelleştiren Kuddûs.

54. “Allah Peygamberine emniyet ve rahmetini indirdi.” (Tevbe: 40). “En büyük korku olan kıyâmetin dehşeti onlara üzüntü vermez.” (Enbiyâ: 103). “Onlar, Rablerinin nîmetleriyle rızıklanırlar ve Onun bağışladığı nîmetlerle sevinç içindedirler.” (Âl-i İmran: 169-170). “Onlara rahmet sahibi Rabbin söylediği, selâm vardır.” (Yâsin: 58). “Ey ateş, serin ve selâmetli ol! ” (Enbiya: 69). “Kur’ân imân edenler için bir hidâyet rehberi ve bir şifâdır.” (Fussilet:44). “Biz Kur’ân’dan mü’minler için bir şifâ ve rahmet olan şeyi indiriyoruz.” (İsra: 82).

55. Cennet ve Cennete iman için; Cennetleri dolduracak kadar ve Allah Tealânın Cennet ehline sonsuza kadar yapacağı ikramları sayısınca âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın Adıyla

56. Zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde hiçbir dengi ve benzeri bulunmayan Ferd. Varlıklara hayat verip canlandıran, Kendi hayatı ise zâtî, ezelî ve ebedî olan Hay. Varlığıyla bütün varlıkları düzenli bir şekilde ayakta tutan; fakat Kendi varlığı hiçbir varlığa bağlı olmayan Kayyûm. Haklıyı haksızdan ayıran, her şeyi hikmetle, belirli bir maksada göre ve faydalı bir şekilde yaratan Hakem. Kâinatı ince hesaplarla yaratan, her varlığın bütün ihtiyaçlarını adaletle veren ve haksızları cezalandırıp iyileri de mükâfatlandıran Adl. Hiçbir şekilde hiçbir noksanı olmayan, sapıtmışların Kendisi hakkında yakıştırdıkları batıl düşüncelerden münezzeh olan, kâinatı dâima temiz tutarak güzelleştiren Kuddûs.

57. “Allah Peygamberine emniyet ve rahmetini indirdi.” (Tevbe: 40). “En büyük korku olan kıyâmetin dehşeti onlara üzüntü vermez.” (Enbiyâ: 103). “Onlar, Rablerinin nîmetleriyle rızıklanırlar ve Onun bağışladığı nîmetlerle sevinç içindedirler.” (Âl-i İmran: 169-170). “Onlara rahmet sahibi Rabbin söylediği, selâm vardır.” (Yâsin: 58). “Ey ateş, serin ve selâmetli ol! ” (Enbiya: 69). “Kur’ân imân edenler için bir hidâyet rehberi ve bir şifâdır.” (Fussilet: 44). “Biz Kur’ân’dan mü’minler için bir şifâ ve rahmet olan şeyi indiriyoruz.” (İsra: 82).

58. Nimetlerinden her birisi için; nimetleri sayısınca yüce Zâtına (c.c.) lâyık olduğu şekilde âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.

59. Ey bütün kemâl sıfatların sahibi ve bütün noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah! Ey rahmeti bütün varlıkları kuşatan ve bu dünyada iyi kötü, dost düşman ayırt etmeden yarattığı varlıklara rızıklarını yetiştiren Rahmân! Ey rahmeti her şeyi kuşatmakla birlikte imanlı kullarına çok özel ihsan ve şefkatte bulunan Rahîm! Ey kâinatın tamamına ve kâinatta bulunan her bir varlığa bizzat hükmeden ve zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde hiçbir dengi ve benzeri bulunmayan Ferd. Ey varlıklara hayat verip canlandıran, Kendi hayatı ise zâtî, ezelî ve ebedî olan Hayy. Ey varlığıyla bütün varlıkları düzenli bir şekilde ayakta tutan; fakat Kendi varlığı hiçbir varlığa bağlı olmayan Kayyûm. Haklıyı haksızdan ayıran, her şeyi hikmetle, belirli bir maksada göre ve faydalı bir şekilde yaratan Hakem. Ey kâinatı ince hesaplarla dengeli bir şekilde yaratan, her varlığı yaşadığı şartlara uygun olarak donatıp bütün ihtiyaçlarını adaletle veren ve başkalarının hukukuna tecavüz eden varlıkları cezalandırıp iyilik yapanları da mükâfatlandıran Adl. Ey hiçbir şekilde hiçbir noksanı olmayan, kâinatta görünen bütün kusurlar aslâ Kendinde bulunmayan, sapıtmışların Kendisine yakıştırdıkları batıl düşüncelerden sonsuz derece yüce olan, kâinatı dâima temiz tutarak güzelleştiren ve her bir varlık tesbihleriyle kudsî isimlerini her tarafta ilân eden Kuddûs.

60. İsm-i Âzamın hakkı için, Furkân-ı Ahkeminin âyetlerinin hakkı için, Resûl-i Ekremin olan Efendimiz Muhammed’e, vücudumuzun zerreleri, ömür ve hayatımızın dakikalarının âşireleri sayısınca salât eyle. Bizim ve Risâle-i Nur Talebelerinin üzerine—en seçkin kulun olan Peygamberinin (a.s.m.) üzerine indirdiğin gibi—sekînet, temkin ve itminan indir.

61. Bizim ve Risâle-i Nur Talebelerinin üzerine iman ve Kur’ân hizmetinde sekînet, saf bir iman, mükemmel bir yakîn, doğru bir niyet ve tam bir metanet indir. İslâmın şeâirinden korkunç bid’aları defetmekle korkumuzu emniyete çevir. En yakın zamanda İslâmiyetin şeâirini ilân etmekle ve Risâle-i Nur’u İslâm dünyasında tam bir revaç içinde neşretmekle kalplerimizi ferahlandır. Bizi, dinimizi, Risâle-i Nur’u ve talebelerini din düşmanlarının tecâvüzlerinden koru. Bize, Üstadımız Said Nursî’ye (r.a.) ve Risâle-i Nur talebelerine dinde, dünyada ve âhirette selâmet ve âfiyet nasip eyle. Hastalarımıza şifâ ver. Bütün hastalıklara karşı bize de, onlara da Kur’ân’ı bir şifâ kıl. Bizi de, onları da daima hamd eden ve şükredenlerden eyle. Âmîn.

Hamd ve minnet âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.

Allah, Efendimiz Muhammed’e, onun bütün âl ve Ashâbına salât eylesin.

Âmîn, âmîn, âmîn.

.

 

Tahmidiye Duâsı Hilmi Beyi kurtardı. 17/03/2012

.
Üstad Bediüzzaman Said Nursî Kastamonu’da kaldığı senelerde, (1936-1941)
Kur’ân nurlarına doğru pervaneler gibi koşan Çaycı Emin, Mehmed Feyzi,
Sadık Bey gibi hakikat kahramanlarından biri de
Küçük Şeyhlerin Hilmi veya Hilmi Bey namındaki bir iman irfan yolcusuydu.
Bu zatın ismi, Nurların lâhikalarının muhtelif yerlerinde sitayişler ve dualarla zikredilmektedir. 
.
Dini yıkmak için çalıştığı karanlık günlerde Kastamonu gibi aziz vatanımızın mübarek bir beldesinde de yol açma, park yapma gibi bahanelerle türbeleri, mübarek dergâhları, tekkeleri ve mescitleri yıkarak,tahrip etmek rezaletlerinin işlendiği günlerdi.
Atalarının, mübarek merkatlerini mutlak surette yıkmayı kararlaştırmışlardı.
O uğursuz günlerin Kastamonu valisi, bedbahtlar kafilesinden bir adamdı.
Bütün uğraşmalara ve didinmelere rağmen bu yıkım işine mani olamayan asil şeyhlerin mensubu Hilmi Bey,
bu kişiyi öldürmeye karar vermişti. Bütün plânlarını ve hazırlıklarını yapan Hilmi Bey,
silâhını da temin ettikten sonra, günün birinde dalgın ve düşünceli bir halde
Araba Pazarı semtindeki Çarşı Polis Karakolu’nun karşısındaki altı odunluk,
üstü iki küçük odalı bulunan Nur Üstad’ın kaldığı menzilin önünden geçiyordu.
Bu esnada pencereden camı tıkırdatan Üstad Bediüzzaman’a
Hilmi Bey başını kaldırarak cam sesinin geldiği pencereye baktı.
Penceredeki Nur Üstad, ince uzun parmaklarıyla işaret ederek,
Küçük Şeyhlerin Hilmi Bey’i şefkat dolu sinesine basmak için çağırıyordu.
Kafasındaki karışık problemlerle, bu davete uymak için dönen Hilmi Bey,
“Bu ihtiyar Hoca Efendi de acaba ne istiyor, bana ne diyecek?”
diyerek düşüne düşüne ahsap evin merdivenlerini çıkmıştı.
Üstad Bediüzzaman,
Hilmi Beyin eline Tahmidiye Duasını vererek kendisine bu duadan bir tane yazmasını istemişti.
Kendisini yukarıya çağıran Üstadın,
bu kadar kolay bir isteği olduğunu gören Hilmi Bey daha da şaşırmıştı.
Bu kudsî dualar mecmuasını alır almaz hemen o gece yazmaya başlamıştı.
Saatlerce Tahmidiyeyi yazan Hilmi Bey,
duayı yazıp bitirdiği zaman değil adam öldürmek,
bir karıncaya bile ayak basamaz bir hale gelmişti.
Artık Hilmi Bey melekler gibi şefkatli haliyle zalim valiyi öldürmekten vazgeçmişti.
Üstadın dağıttığı Kur’ân hakikatlarının nuruna kendisi de bir pervane olmuştu.
***
Nâsırımız, hâmimiz, muînimiz, hâfızımız Allah’tır.
Bütün desâisi bertaraf ederek, muhterem Üstadın vazife-i kudsiyesine sâfi niyet,
samimî his ve ciddî şevkle yardım etmekte olan kardeşlerime
selâm ve muvaffakiyetlerine dua eder, dualarını rica ederim.
 

Nefes almak için Pencereyi aç! 08/03/2012

Filed under: Aforizmalar-Nurâni Nakışlar — La Reverie @ 23:52
Tags: , , ,

.

İnsan, şu kasâvetli, ezici ve sıkıntılı,
Geçici ve zulümâtlı ve boğucu olan ahvâl-i dünyeviye içinde,
Elbette teneffüse pek çok muhtaçtır.
Ve ancak namazın penceresiyle nefes alabilir.
.
Sözler
 

Ey Kadir-i Zülcelâl! 06/03/2012

.
Ey Kadir-i Zülcelâl!
Cevv-i fezadaki hava, bulut ve yağmur, berk ve ra’ad;
Senin mülkünde, senin emrin ve havlin ile, senin kuvvet ve kudretinle musahhar ve vazifedardırlar.
Mahiyetçe birbirinden uzak olan bu feza mahlûkatı,
gayet sür’atli ve ânî emirlere ve çabuk ve acele kumandalara itaat ettiren
âmir ve hâkimlerini tasdik ederek rahmetini medh ü sena ederler.
.
Üçüncü Şua – Münacât Risalesi
 

Ezan 05/03/2012

Filed under: Aforizmalar-Nurâni Nakışlar — La Reverie @ 23:39
Tags: , , ,

ezan

.
Son Şahitler’den Ahmet Özyazar anlatıyor:
Eskişehir-Sivrihisar yolu üzerinde bir Nalbant Camii vardır.
Üstad bu camiin müezzininin ezanını işitmiş ve bana şöyle demişti:
Bu müezzinler için çok sevap vardır.
Seslerinin gittiği yere kadarki olan daire içinde bulunan melekler,
O müezzin için dua ederler.
.
Son Şahitler, Necmeddin Şahiner
 

Muallimleri değil, onları dinleyiniz. 05/03/2012

.
Bize Hâlıkımızı tanıttır,
muallimlerimiz Allahtan bahsetmiyorlar,
 diyen talebelere;
Sizin okuduğunuz fenlerden her fen,
kendi lisan-ı mahsusuyla mütemadiyen
Allahtan bahsedip Hâlıkı tanıttırıyorlar.
Muallimleri değil, onları dinleyiniz.”
.
Said Nursi
 

Muhabbet 05/03/2012

Filed under: Aforizmalar-Nurâni Nakışlar — La Reverie @ 23:08
Tags: , , , ,

.

Ben muhabbet üzerine bir rüşvet, bir ücret,
Bir mukabele, bir mükâfat istemiyorum.
Çünkü,
Mukabilinde bir mükâfat,
Bir sevap istenilen muhabbet zayıftır, devamsızdır.
.
Risâle-i Nûr
 

Bil ve ayıl!.. 20/02/2012

Filed under: Aforizmalar-Nurâni Nakışlar — La Reverie @ 00:57
Tags: , ,

.

Ey insan!
Aklını başına al, dikkat et!
 Nasıl bir Zât seni bilir ve bakar, bil ve ayıl!..
.
Mektubat – 243
 

Contentez-vous en dans le cercle du licite. 16/02/2012

.
Zira helâl dairesi geniştir, keyfe kâfi gelir.
Harama girmeye hiç lüzum yoktur.
Ferâiz-i ilâhiyye ise hafiftir, azdır.
Allah’a abd ve asker olmak, öyle lezzetli bir şereftir ki, târif edilmez.
Vazife ise: Yalnız bir asker gibi Allah nâmına işlemeli, başlamalı.
Ve Allah hesabıyla vermeli ve almalı.
Ve izni ve kanunu dairesinde hareket etmeli, sükûnet bulmalı.
Kusur etse, istiğfar etmeli.
Yâ Rab!
Kusurumuzu affet, bizi kendine kul kabûl et,
emanetini kabzetmek zamanına kadar bizi emanette emin kıl.
Âmîn demeli ve ona yalvarmalı…
.
Altıncı Söz
 

 
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 129 other followers