Umut Huzmeleri

“So lose not heart, nor fall into despair: and you shall have the upper hand if you are believers.” — Quran (3:139)

Ebedî mutluluk… Ekim 6, 2009

 

bahtiyar

 

Bahtiyardır o adam ki, refika-i ebediyesini kaybetmemek için saliha zevcesini taklit eder, o da salih olur. Hem bahtiyardır o kadın ki, kocasını mütedeyyin görür, ebedî dostunu ve arkadaşını kaybetmemek için o da tam mütedeyyin olur, saadet-i dünyeviyesi içinde saadet-i uhreviyesini kazanır. Bedbahttır o adam ki, sefahete girmiş zevcesine ittibâ eder, vazgeçirmeye çalışmaz, kendisi de iştirak eder. Bedbahttır o kadın ki, zevcinin fıskına bakar, onu başka bir surette taklit eder. Veyl o zevc ve zevceye ki, birbirini ateşe atmakta yardım eder. Yani, medeniyet fantaziyelerine birbirini teşvik eder…

Risalei Nur Külliyatı 24.Lema’dan

 

O hiçbir şeye muhtaç değil… Ekim 1, 2009

Cenab-ı Hak senin ibadetine, belki hiçbir şeye muhtaç değil. Fakat sen ibadete muhtaçsın, manen hastasın. İbadet ise manevi yaralarına tiryaklar hükmündedir. Lemalar 182

Cenab-ı Hak senin ibadetine, belki hiçbir şeye muhtaç değil. Fakat sen ibadete muhtaçsın, manen hastasın. İbadet ise manevi yaralarına tiryaklar hükmündedir.

Lemalar 182

 

Kainata bakabilmek… Eylül 29, 2009

kainata bakmak...

 

“Allah’ın hesabına kainata bakan adam her ne müşahede ederse ilimdir. Eğer gafletle esbab hesabına bakarsa, ilim zannettiği şey de cehil olur.”

 

 

Sineğin verdiği ders Eylül 17, 2009

Kategori: Aforizmalar-Nurâni Nakışlar — La Reverie @ 9:06 pm
Tags: , ,

Sineğin verdiği ders

Remiz

Arkadaş! İnsanın vücudu, bedeni, emvâl-i mîriyeden bir neferin elinde bulunan bir hayvan gibidir. O nefer, o hayvanı beslemeye ve hizmetine mükellef olduğu gibi, insan da o vücudu beslemeye mükelleftir.

Aziz kardeşlerim! Burada bana bu sözü söylettiren, nefsimle olan bir münakaşamdır. Şöyle ki:

Mehâsiniyle mağrur olan nefsime dedim ki:

“Sen birşeye mâlik değilsin, nedir bu gururun?”

Dedi ki: “Madem mâlik değilim, ben de hizmetini görmem.”

Dedim ki: “Yâhu, bu sineğe bak. Gayet küçücük zarif elleriyle kanatlarını, gözlerini siler süpürür. Her işini görür. Sen de lâakal onun kadar vücuduna hizmet etmelisin” diye ikna ettim.

Takdis ederiz o Zâtı ki, bu sineğe nezafeti ilhamen öğretir, bana da üstad yapar. Ben de onunla nefsimi ikna ve ilzam ederim.

Mesnevî-i Nuriye, s. 69

 

Ahlak-ı İslamiyeyi Fiillerimizle Göstersek… Eylül 16, 2009

Demek biz hakkını versek onlar da islama koşacaklar.. Hakkını verelim o halde.. Güzeli güzel temsil edelim..

 

“Eğer biz ahlâk-ı İslâmiyenin ve hakaik-i imaniyenin kemâlâtını ef’âlimizle izhar etsek, sair dinlerin tâbileri, elbette cemaatlerle İslâmiyete girecekler; belki küre-i arzın bazı kıt’aları ve devletleri de İslâmiyete dehâlet edecekler. “

Hutbe-i Şâmiye, Bediüzzaman Said Nursi

 

Dua, tevekkül, istiğfar, tevbe Ağustos 24, 2009

Dua, tevekkül, istiğfar, tevbe s
 
Ey insan!


Senin elinde gayet zaif, fakat seyyiatta ve tahribatta eli gayet uzun ve hasenatta eli gayet kısa,
cüz-i ihtiyari namında bir iraden var.


O iradenin bir eline duayı ver ki, silsile-i hasenatın bir meyvesi olan Cennet’e eli yetişsin ve bir
çiçeği olan saadet-i ebediyeye eli uzansın.


Diğer eline istiğfarı ver ki, onun eli seyyiattan kısalsın ve o şecere-i mel’unenin bir meyvesi
olan zakkum-u Cehennem’e yetişmesin.


Demek, dua ve tevekkül, meyelan-ı hayra büyük bir kuvvet verdiği gibi, istiğfar ve tevbe dahi,
meyelan-ı şerri keser, tecavüzatını kırar.
 
 

Bize ne? Temmuz 14, 2009

Kategori: Aforizmalar-Nurâni Nakışlar — La Reverie @ 3:28 pm
Tags: , ,

happy muslimss

Bir şehir, bir vilâyet, bir memleket, belki küre-i arz, belki dünya, belki âlem-i vücut, iki hakikî dost için bir meclis hükmündedir Böyle dostluk ve kardeşliğin firakı yok, hep visaldir Fâni, mecazî, dünyevî dostluklar sahipleri, firakı düşünsün, bize ne?

Bediüzzaman – Barla Lahikası

 

Zaman kurak ve çorak olabilir; ama… Temmuz 14, 2009

Kategori: Aforizmalar-Nurâni Nakışlar — La Reverie @ 3:05 pm
Tags: , ,

1562144393_3ca2295871

Kürsüye çıktı. Gözlerini camiyi dolduran kalabalığa çevirdi. Öyle bir bakıyordu ki herkes onun kendisiyle göz göze geldiğini hissediyordu. Uzun uzun seyretti. Kalabalığın üzerine çökmüş bir yeis, bir ümitsizlik gördü. Oysa o ümidini hiç bir zaman yitirmeyenlerdendi. Kelimeleri tek tek seçerek, ağır ağır, tane tane konuşmaya başladı:

“Zaman durmadan deveran ediyor, dönüyor. Gündüzler geceleri takip ediyor. Geceler gündüzlerin arkasından süratle geçiyor. Ve zaman müstakim bir hat gibi gitmiyor. Bugün birilerine bayram yarın başkalarına bayram. Bugün birilerine sevinç yarın başkalarına sevinç. Bugün derenin dibinde emekleyenler yarın zirvelerde gezmeye namzet. Zaman kurak ve çorak olabilir, ama bu zamanın bağrına ekilen cennetlerden daha kutsi gözyaşları yarını cennetlere çevirecektir.”

Ne yapayım acele ettim, kışta geldim.

Sizler cennet gibi bir baharda geleceksiniz…

~Bediüzzaman

 

Üstad asla yeise düşmedi Temmuz 13, 2009

Kategori: Beyne'l-Havf Ve'r-Recâ, Multimedia — La Reverie @ 12:52 pm
Tags: , , ,

 

Evet bahtiyar odur ki… Temmuz 9, 2009

Kategori: Aforizmalar-Nurâni Nakışlar — La Reverie @ 9:36 pm
Tags: , ,

kevser

Evet bahtiyar odur ki, Kevser-i Kuraniden çözülen tatlı, büyük bir havuzu kazanmak için bir buz parçası nevindeki şahsiyetini ve enaniyetini o havuz içine atıp eritendir.

 ~ Bediüzzaman