.
Saçlarına yıldız düşmüş, koparma anne, ağlama!..
.
Saçlarına yıldız düşmüş, koparma anne, ağlama!..
Böyle bir güzellik var mı..
Elhamdülillah…
TEFVİZNAME
Hak, şerleri hayr eyler,
Zannetme ki gayr eyler,
Ârif ânı seyr eyler,
Mevlâ görelim n´eyler,
N´eylerse, güzel eyler
Sen Hakk´a tevekkül kıl
Tefvîz et ve râhat bul,
Sabr eyle ve râzı ol,
Mevlâ görelim n´eyler,
N´eylerse, güzel eyler
Kalbin ana bend eyle,
Tedbîrini terk eyle,
Takdîrini derk eyle,
Mevlâ görelim n´eyler,
N´eylerse, güzel eyler
Hallâk u Rahîm oldur,
Rezzâk u Kerîm oldur,
Fa´âl ü Hakîm oldur,
Mevlâ görelim n´eyler,
N´eylerse, güzel eyler
Bil kâdî-yi´l hâcâtı,
Kıl ana münâcâtı,
Terk eyle mürâdâtı,
Mevlâ görelim n´eyler,
N´eylerse, güzel eyler
Bir iş üstüne düşme,
Olduysa inâd etme,
Haktandır o, red etme,
Mevlâ görelim n´eyler,
N´eylerse, güzel eyler
Haktandır bütün işler,
Boştur gam u teşvişler,
Ol, hikmetini işler,
Mevlâ görelim n´eyler,
N´eylerse, güzel eyler
Hep işleri fâyıktır,
Birbirine lâyıktır,
N´eylerse, muvâfıktır,
Mevlâ görelim n´eyler,
N´eylerse, güzel eyler
Dilden gamı dûr eyle,
Rabbinle huzûr eyle,
Tefvîz-i umûr eyle,
Mevlâ görelim n´eyler,
N´eylerse, güzel eyler
Sen adli zulüm sanma,
Teslim ol nâra yanma,
Sabr et, sakın usanma,
Mevlâ görelim n´eyler,
N´eylerse, güzel eyler
Deme şu niçin şöyle,
Bir nicedir ol öyle,
Bak sonuna, sabr eyle,
Mevlâ görelim n´eyler,
N´eylerse, güzel eyler
Hiç kimseye hor bakma,
İncitme, gönül yıkma,
Sen nefsine yan çıkma,
Mevlâ görelim n´eyler,
N´eylerse, güzel eyler
Mü´min işi, reng olmaz,
Âkıl huyu ceng olmaz,
Ârif dili teng olmaz,
Mevlâ görelim n´eyler,
N´eylerse, güzel eyler
Hoş sabr-ı cemîlimdir,
Takdîri kefîlimdir,
Allah ki vekîlimdir,
Mevlâ görelim n´eyler,
N´eylerse, güzel eyler
Her dilde O´nun adı,
Her canda O´nun yâdı,
Her kuladır imdâdı,
Mevlâ görelim n´eyler,
N´eylerse, güzel eyler
Nâçâr kalacak yerde,
Nagâh açar, ol perde,
Derman eder ol derde,
Mevlâ görelim n´eyler,
N´eylerse, güzel eyler
Her kuluna her ânda,
Geh kahr u geh ihsânda,
Her anda, o bir şânda,
Mevlâ görelim n´eyler,
N´eylerse, güzel eyler
Geh mu´tî ü geh mânî´,
Geh darr ü gehi nâfî´,
Geh hâfid ü geh râfî´
Mevlâ görelim n´eyler,
N´eylerse, güzel eyler
Geh abdin eder ârif,
Geh emîn ü geh hâif,
Her kalbi odur sârif,
Mevlâ görelim n´eyler,
N´eylerse, güzel eyler
Geh kalbini boş eyler,
Geh hulkunu hoş eyler,
Geh aşkına tûş eyler,
Mevlâ görelim n´eyler,
N´eylerse, güzel eyler
Az ye, az uyu, az iç,
Ten mezbelesinden geç,
Dil gülşenine gel göç,
Mevlâ görelim n´eyler,
N´eylerse, güzel eyler
Bu nâs ile yorulma,
Nefsinle dahı kalma,
Kalbinden ırak olma,
Mevlâ görelim n´eyler,
N´eylerse, güzel eyler
Geçmişle geri kalma,
Müstakbele hem dalma,
Hâl ile dahî olma,
Mevlâ görelim n´eyler,
N´eylerse, güzel eyler
Her dem onu zikreyle,
Zeyrekliği koy şöyle,
Hayrân-ı Hak ol, söyle,
Mevlâ görelim n´eyler,
N´eylerse, güzel eyler
Gel hayrete dal bir yol,
Kendin unut O´nu bul,
Koy gafleti hâzır ol,
Mevlâ görelim n´eyler,
N´eylerse, güzel eyler
Her sözde nasîhat var,
Her nesnede zîynet var,
Her işte ganîmet var,
Mevlâ görelim n´eyler,
N´eylerse, güzel eyler
Bil elsine-i halkı,
Aklâm-ı Hak ey Hakkî
Öğren edeb ü hulku
Mevlâ görelim n´eyler,
N´eylerse, güzel eyler
Vallahi güzel etmiş,
Billahi güzel etmiş,
Tallahi güzel etmiş,
Allah görelim n´etmiş,
Netmişse güzel etmiş
Erzurumlu İbrahim Hakkı
“Uluslararasi Turkce Olimpiyatlarinda cektigimiz resimler ile bir video..
Resimler, www.turkceolimpiyatlari.org ‘den, Nedret Demirci’den ve bizim amator arkadaslarimizdan alindi.
Ses kaydi Nisan 2008′de, Arnavutluk’ta yapildi, 6. Turkce Olimpiyatlari doneminde.
Bu videoyu butun arkadaslarima ve olimpiyati destekleyen herkese armagan ediyorum.
Sevgilerimle, Blerta Gjolaj, Arnavutluk”
Çok teşekkür ediyoruz bu güzellikleri ayağımıza kadar getirenlere…
Yüreğinize sağlık ey fedakar öğretmenler,
Yüreğine sağlık Blerta..
Bize esmeyi anlat, bize sevmeyi anlat, esip geçmeyi anlat..
Adı Mehmet…
Kara kıtanın kara gözlü, zayıf yüzlü çocuğu.
Göz kapaklarında güneş ve çapakları çöl sarısı.
Çaresizliğin girdabında.
Kelebek renkli yüzünün yorgun yarısı.
Adı Mehmet…
Bir halkın hikayesi yani.
Yeni günün solduğu beldeye, asırlar öncesinin bir yolculuk efsanesi.
Bir halkın ismi yani.
Kaderden ötesi olmayan.
Adı Mehmet…
Kimseden medet ummayan.
Aç karınlı, hasta yüzlü ama tok gözlü.
Öylece duran ve sabreden.
Uzaktan gelen yolcuları ağırladığı günkü gibi.
Necaşi gibi, Habeşi gibi.
Doğru, dürüst, iyi, insan yani…
Adı Mehmet…
Bir umudun ismi.
Çöle yağmur yağdığı günün.
Karnının doyduğu günün.
Öldüğü günün.
Ve üstünde çiçekler açabilen bir mezara gömüldüğü günün ismi yani.
Adı Mehmet…
Kimse tanımaz, kimse bilmez.
Kara gözleri gülmez.
Dünyanın gözü kör olmuş sanki.
Kimse onları görmez.
Adı Mehmet…
Kim duyar ki; Dudağında bir feryat! !
Savaşmak dudurken yani,
Mehmet’i kim dinler ki?
Açlığı kim dinler ki?
Adı mehmet…
Hastalığın gözlerindeki buğusu.
Açlığın kokusu.
Ve ölümün korkusu.
Bir kum fırtınası uğultusu.
Ağlayan bir bebek sesi.
Ve zayıf dizlerin yağmursuz çöllerdeki izi.
Söyle dünya insanların kaç kişi?
Kaçı sağır, kaçı kör, kaçı arsız, kaçı erkek, kaçı dişi?
Açlıktan ölmek kaldımı be şimdi?
Söyle dünya insanlık kimin işi?..
Uğur Arslan
Özledim, diyorsun, ben de özledim seni ley ley..
Son Yorumlar