Umut Huzmeleri

“So lose not heart, nor fall into despair: and you shall have the upper hand if you are believers.” — Quran (3:139)

Yavaş ve Kesintisiz İstemek Gerek.. Kasım 13, 2009

Kategori: Aforizmalar-Nurâni Nakışlar — La Reverie @ 10:43 pm
Tags: ,

 

Yavaş ve Kesintisiz İstemek Gerek..

 

Yeryüzü ve gökler Allah tarafından altı günde yavaş yavaş var kılınmıştır.
Yoksa bir anda yüz yer ve gök yaratmaya gücü yeterdi. Çünkü O, “ol der oluverir”.
Yüce Allah, Ademoğlunu kırk yıl içinde yavaş yavaş tam bir insan kılar.
Oysa bir solukta elli kişiyi yoktan uçurup getirmeye gücü yeterdi.
Bir dua ile hemen ölüyü yerinden kaldırmaya İsa’nın gücü yeter de…
İsa’nın yaratıcısı bir çırpıda öbek öbek insan yaratamaz mı?
Bu ağırdan alış, yavaş ve kesintisiz istemek gerek, diye seni eğitmek içindir.
Sürekli akan küçük bir ırmak ne pis olur, ne de kokuşur.

Mesnevi (C.III)

 

Bir baharı halk etmek… Kasım 6, 2009

Kategori: Aforizmalar-Nurâni Nakışlar — La Reverie @ 11:20 pm
Tags: ,

Bir baharı halk etmek, Zât-ı Zülcelâline bir çiçek kadar ehvendir.

 

Bir baharı halk etmek, Zât-ı Zülcelâline bir çiçek kadar ehvendir.

Eğer esbâba isnad edilse, bir çiçek, bir bahar kadar ağır olur.

Hem, bütün insanları ihyâ edip haşretmek, bir nefsin ihyâsı gibi kolaydır.

 

 

Her düşman ilacındır, iksirindir senin; yararlıdır sana ve gönlüne şifadır… Kasım 6, 2009

Kategori: Aforizmalar-Nurâni Nakışlar — La Reverie @ 10:58 pm
Tags: ,

 

Her düşman ilacındır, iksirindir senin; yararlıdır sana ve gönlüne şifadır...

 

Kul, acıdan ve yaradan dolayı Hakk’a yakarıp sıkıntısından bin türlü şikayet eder. Hak der ki sıkıntı ve acı, sonunda seni yakarışa yöneltip doğrulttu. Seni bizim kapımızdan saptırıp uzaklaştıran nimetten şikâyet et. Aslında her düşman ilacındır, iksirindir senin; yararlıdır sana ve gönlüne şifadır. Çünkü ondan bir boşluğa kaçarsın da Allah’ın lütfundan yardım dilersin. Aslında dostların düşmandır sana. Çünkü seni Hakkın huzurundan uzaklaştırıp meşgul ederler. Porsuk denen bir hayvan vardır. Sopa yedikçe irileşip güçlenir. Sopayı vurdukça iyileşir. Sopa yarasından semirip palazlanır. Müminin özü de gerçekten bir porsuktur. Çünkü o da çektiği sıkıntıyla güçlenip palazlanır. Bu yüzden peygamberlerin uğradıkları sıkıntı ve yenilgi, tüm dünya halkının uğradıklarından fazladır. Böylece canları başka canlardan güçlü duruma gelmiştir. Çünkü başkaları onların gördükleri belayı görmemiştir. Deri, tabaklamada kullanılan ilacın sıkıntısını çekerek Taif derisi gibi güzelleşir. Ona acı ve keskin ilaçlar sürmeseydin, kokuşup pis olurdu. İnsanı, nemden dolayı kokuşup ağırlaşmış deri olarak bil. Acı ve keskin ilaçları ona bolca sür de temizlenip güzelleşsin ve muhteşem olsun. Ey yiğit, böyle yapamıyorsan, istemediğin halde Allah sana sıkıntı verdiğinde bundan hoşnut ol. Çünkü dostun (Allah’ın) verdiği bela sizin arınmanız demektir. Onun bilgisi sizin tedbirinizin üstündedir. Sefaya ulaşılınca bela tatlılaşır, sağlığa kavuşmanın izleri belirince ilaç güzelleşir.

Mesnevi (C. IV)

 

Kimden bu kaçış? Ekim 29, 2009

Kategori: Aforizmalar-Nurâni Nakışlar — La Reverie @ 11:41 am
Tags: ,

 

Kimden kaçıyoruz. Kendimizden mi? Ne olmayacak şey! Kimden kapıp kurtarıyoruz, Hak'tan mı? Ne boş zahmet! (Hz. Mevlana)

 

Kimden kaçıyoruz. Kendimizden mi?

Ne olmayacak şey!

 

Kimden kapıp kurtarıyoruz, Hak’tan mı?

Ne boş zahmet!

 

Hz. Mevlana

 

Ey gönül! Ekim 17, 2009

Kategori: Aforizmalar-Nurâni Nakışlar — La Reverie @ 10:05 pm
Tags: ,

Ey gönül! Anlamayanlar seni üzerler, rahatsız ederler; hatta seni deli, divane ederler, elini ayağını bağlarlar. Sen içi tatlı, özlü bir yemişe benzersin, bu yüzden seni hep kırarlar

 

Ey gönül!

Anlamayanlar seni üzerler, rahatsız ederler;

hatta seni deli, divane ederler, elini ayağını bağlarlar.

Sen içi tatlı, özlü bir yemişe benzersin,

bu yüzden

seni hep kırarlar…

 

~ Hz. Mevlana

 

 

Asıl yetim kimdir? Ekim 7, 2009

Kategori: Aforizmalar-Nurâni Nakışlar — La Reverie @ 10:07 pm
Tags: , , ,

Asıl yetimler anadan , babadan değil; ilim ve ahlâktan yoksun olanlardır.

 

“Asıl yetimler anadan, babadan değil;  ilim ve ahlâktan yoksun olanlardır.”

Hz. Ali (r.a.)

 

 

Ebedî mutluluk… Ekim 6, 2009

 

bahtiyar

 

Bahtiyardır o adam ki, refika-i ebediyesini kaybetmemek için saliha zevcesini taklit eder, o da salih olur. Hem bahtiyardır o kadın ki, kocasını mütedeyyin görür, ebedî dostunu ve arkadaşını kaybetmemek için o da tam mütedeyyin olur, saadet-i dünyeviyesi içinde saadet-i uhreviyesini kazanır. Bedbahttır o adam ki, sefahete girmiş zevcesine ittibâ eder, vazgeçirmeye çalışmaz, kendisi de iştirak eder. Bedbahttır o kadın ki, zevcinin fıskına bakar, onu başka bir surette taklit eder. Veyl o zevc ve zevceye ki, birbirini ateşe atmakta yardım eder. Yani, medeniyet fantaziyelerine birbirini teşvik eder…

Risalei Nur Külliyatı 24.Lema’dan

 

O hiçbir şeye muhtaç değil… Ekim 1, 2009

Cenab-ı Hak senin ibadetine, belki hiçbir şeye muhtaç değil. Fakat sen ibadete muhtaçsın, manen hastasın. İbadet ise manevi yaralarına tiryaklar hükmündedir. Lemalar 182

Cenab-ı Hak senin ibadetine, belki hiçbir şeye muhtaç değil. Fakat sen ibadete muhtaçsın, manen hastasın. İbadet ise manevi yaralarına tiryaklar hükmündedir.

Lemalar 182

 

Testini şeklini, nakşını bırak Ekim 1, 2009

Kategori: Aforizmalar-Nurâni Nakışlar — La Reverie @ 5:52 pm
Tags: ,

insanların güzelliklerine, dış görünüşlerine bakma da ahlâklarına, huylarına, tabiatlarına bak...

 

Ne vakte kadar testinin şekli, biçimi ile üstündeki nakışlarla oyalanıp duracaksın?
Testini şeklini, nakşını bırak da içindeki suyu ara.
Yani, insanların güzelliklerine, dış görünüşlerine bakma da ahlâklarına, huylarına, tabiatlarına bak…

Mevlana

 

Sevdiğiniz şeylerden vermedikçe… Eylül 24, 2009

Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe vermedikçe, harcamadıkça hayırda erginliğe dürüstlüğe asla ulaşamazsınız. İnfak etmekte olduğunuz her şeyi, Allah çok iyi bilmektedir.

 

Kendüye yaramazı keriküye sanan ol
Adı müslüman anun kendü benzer keşişe.

(Kendine yaramayanı (kendine istemediğini) başkasına layık gören
Adı müslüman olsa da keşişe benzer.)

Bazen belki bir eşya, bazen belki bir söz, soyut veya somut, maddi ya da manevi insan kendisi için neler istiyorsa, neleri seviyorsa herkes için onları isteyebilmeli sadece benim olsun, sadece ben olayım, sadece bende olsun demek Yunus’a göre doğru değildir.
Bencillik, kibir, küçük görme insanın tekamülü yolunda en büyük engellerdendir.

“Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe (vermedikçe, harcamadıkça) hayırda erginliğe/dürüstlüğe asla ulaşamazsınız. İnfak etmekte olduğunuz her şeyi, Allah çok iyi bilmektedir.”
(Ali İmran/92)

Ayette de işinize yaramayan ya da herhangi bir şeyden değil “sevdiğiniz şeylerden” denilmiştir.