Umut Huzmeleri

“So lose not heart, nor fall into despair: and you shall have the upper hand if you are believers.” — Quran (3:139)

Dağlar yerinden oynardı… Kasım 15, 2009

Kategori: Gözden Kalbe — La Reverie @ 10:28 pm
Tags:

 

Dağlar yerinden oynardı…

 

“Varlık senin mârifetinin peşinde, erbâb-ı lisân Seni vasfetmekten âcizdir.
Gel tevbemizi kabul buyur; buyur ki, biz birer beşeriz, Seni hakkıyla bilemedik.” 

 

Kaynak: Fatihiraz.net

 

Nusret sabırla birlikte gelir Ekim 27, 2009

Kategori: Aforizmalar-Nurâni Nakışlar — La Reverie @ 10:38 am
Tags: ,

 

Sen, yakini bir imanla, tam bir rıza ile Allah için çalışmaya muktedir olabilirsen çalış; şayet buna muktedir olamazsan, hoşuna gitmeyen şeyde sabırda çok hayır var.

 

Sen, yakini bir imanla, tam bir rıza ile Allah için çalışmaya muktedir olabilirsen çalış; şayet buna muktedir olamazsan, hoşuna gitmeyen şeyde sabırda çok hayır var.

Şunu da bil ki nusret sabırla birlikte gelir,

kurtuluş da sıkıntıyla gelir, zorlukta da kolaylık vardır,

bir zorluk iki kolaylığa asla galebe çalamayacaktır.

 

Kütüb-i Sitte

 

Borç Ekim 14, 2009

Kategori: Aforizmalar-Nurâni Nakışlar — La Reverie @ 3:02 pm
Tags: , ,

indebted

 

Hz. Ebu’l-Yüsr Radiyallahu Anh’tan rivayetle Efendimiz Sallalahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:

“Bir kimseyi, Allah’ın, kendisinin musibetini
def etmesi, dileğini vermesi ve kıyamette Arş-ı A’lanın gölgesinde gölgelendirmesi memnun ediyorsa, darda kalmış adamın borcunun
gününü uzatsın veya o borcu tamamen bağışlasın.”

(Abdurrezzak)

 

Bir kimse, bir ev halkını sevince boğarsa… Eylül 29, 2009

Kategori: Aforizmalar-Nurâni Nakışlar — La Reverie @ 9:43 am
Tags: ,

mutlu etmek..

 

Hz. Cabir Radiyallahu Anh’tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:

 

“Bir kimse, bir ev halkını sevince boğarsa,

Allah onun bu sevincinden bir melek yaratır

ve bu melek kıyamete kadar o kimse için istiğfar eder.”

 

(Ebu’fl-fieyh)

 

 

En sevimli insan… Eylül 29, 2009

Kategori: Aforizmalar-Nurâni Nakışlar — La Reverie @ 8:58 am
Tags: ,

 

cry tevbe eden genç.. 

Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vesellem buyurdular ki:

“Allah’ a tevbekar gençten daha

sevimli hiçbir insan yoktur.”

 

(Camiussagir)

 

 

Öfkeye set… Bilhassa nefsime ithaf olunur Eylül 16, 2009

Kategori: Edebî İktibaslar — La Reverie @ 9:49 am
Tags: ,

Kendini öfke içinde gizleme. Sendeki bu güzellik gizlenecek güzelliklerden değildir.

Kendini öfke içinde gizleme.

Sendeki bu güzellik gizlenecek güzelliklerden değildir.”

Mevlana

  

***

“Onlar, bollukta da, darlıkta da infak edenler, öfkelerini yenenler ve insanlar(daki hakların)dan bağışlama ile (vaz) geçenlerdir.

Allah, iyilik yapanları sever.”

Al-i İmran Suresi, 134

 

Hz. Peygamber (sav) de şöyle buyurmuştur:

Allah öfkesini frenleyen bir kimseye azabını durdurur. Rabbine mazeretini arzeden bir kimsenin özrünü Allah Teâlâ kabul eder. Kim dilini korursa Allah onun çirkin taraflarını örter.1

Sizin en pehlivanınız ve en erkeğiniz o kimsedir ki öfkelendiği zaman nefsine hâkim olur! Sizin en haliminiz, düşmanından intikam alma imkânı olduğu halde onu affeden kimsedir.2

Öfkesinin gereğini yerine getirme imkânı varken bundan vazgeçen kimsenin kalbini Allah Teâlâ kıyamet gününde rızasıyla doldurur.3

Bir rivayette ‘O kimsenin kalbini Allah emniyet ve iman ile doldurur’ diye vârid olmuştur.
ibn Ömer Hz. Peygamberin (sav) şöyle dediğini rivayet eder:

Allah rızası için öfkesini yutmaktan, ecir bakımından daha büyük bir şey yoktur ki kul onu yapsın.4

İbn Abbas Hz. Peygamber’in (sav) şöyle dediğini rivayet eder:
Kesinlikle (bilinsin ki) cehennemin bir kapısı vardır. O kapıdan ancak Allah’a isyan etmek suretiyle öfkesine uyup gönlünü rahat ettiren bir kimse girer.5

Allah nezdinde kulun öfkesini yutmasından daha sevimli hiçbir şey yoktur. Kul öfkesini yuttuğu takdirde Allah onun kalbini iman ile doldurur.6

Kim yerine getirmeye kudreti olduğu halde öfkesini yutarsa, Allah Teâlâ mahlukatın gözleri önünde onu çağırır ve cennet hurilerinden ‘hangisini istersen al’ diye onu serbest bırakır.7

 

Ashâb’ın ve Âlimlerin Sözleri

Hz. Ömer (r.a) şöyle demiştir: ‘Allah’tan korkan bir kimse, öfkesini yutar ve bu hususta nefsinin isteğini yapmaz. Allah’tan korkan bir kimse istediğini yapamaz. (Ancak Allah’ın isteğini yerine getirebilir). Eğer kıyamet günü olmasaydı siz bugün benden gördüğünüzün tam aksini görecektiniz!’

Lokman Hekim oğluna şöyle demiştir: ‘Ey oğul! Dilencilik etmek suretiyle yüzünün suyunu dökme! Rezil olman pahasına öfkenin isteğini yapma! Kıymetini bil ki hayatın sana fayda versin!’

Eyyub b. Sehtiyanî şöyle der:

‘Bir saat halîmlik insanoğlundan birçok şerri uzaklaştırır’.

Süfyan es-Sevrî, Ebu Huzeyme, Fudayl b. İyaz bir araya geldiler, Zühdün ne olduğunu müzakere ettiler. Sonunda şu karara vardılar:

‘Amellerin en üstünü kızdığı anda halîmlik, musibetler anında da sabır göstermektir’.

Adamın biri Hz. Ömer’e şöyle haykırdı: ‘Yemin olsun, sen adaletle hükmetmiyor ve çok mal vermiyorsun!’ Buna karşılık Hz. Ömer yüzünde öfkenin alâmetleri görülecek derecede kızdı. Bu esnada bir kişi kendisine şöyle hitap etti: “Ey mü’minlerin emiri! Sen Allah Teâlâ’nın ‘ Affet! iyiliği emret ve câhillerden yüz çevir’ (A’raf/119) buyurduğunu işitmedin mi? İşte bu kişi de câhillerdendir. (Bu bakımdan sen de onu affet!)” Bu söz karşısında Hz. Ömer ‘doğru söyledin’ dedi. Sanki o öfke bir ateşti, söndü.

Muhammed b. Ka’b şöyle demiştir: Üç haslet kimde varsa o kimse Allah’a olan imanını kemâl derecesine vardırmıştır:
1.Razı olduğunda bu durumu kendisini bâtıla sokmaz.
2.Öfkelendiğinde öfkesi kendisini haktan çıkarmaz.
3.Kuvvet ve kudreti yettiğinde hakkı olmayan bir şeye el uzatmaz!

Bir kişi Selman-ı Fârisî’nin yanına gelerek şöyle dedi: ‘Ey Allah’ın kulu bana nasihatta bulun!’ Buna karşılık Selman şöyle dedi:
-Öfkelenme!

-Öfkelenmemek benim elimde değil!

-O halde, öfkelendiğin zaman diline ve eline hâkim ol!

___________________________
1)Taberânî, Beyhâkî
2)İbn Ebî Dünya, Beyhâkî
3)İbn Ebi Dünya, Ebu Dâvud
4)İbn Mâce
5)Lisanın Âfetleri bölümünde geçmişti.
6)İbn Ebi Dünya
7)Lisanın Âfetleri bölümünde geçmişti.

zehirliok.com

 

Müjde… Eylül 14, 2009

Kategori: Aforizmalar-Nurâni Nakışlar — La Reverie @ 10:16 am
Tags: , , ,

hurma

 

” Bir insan bir oruçluya bir hurma verse bir bardak su verse bir zeytin verse yani bir şeyle orucunu açtırsa o oruçlunun orucundan dolayı kazandığı sevap kadar sevabı o da aynen alır.”

Hadis-i Şerif

 

Kendinizi sevdirin… Ağustos 23, 2009

Kategori: Aforizmalar-Nurâni Nakışlar — La Reverie @ 8:46 pm
Tags: , ,

Öyle ise kulluğunuzla kendinizi Allah'a sevdirin.

 

“İşte bereket ayı olan Ramazan geldi.

Artık Allah’ın rahmeti sizi kuşatır. O ay, yeryüzüne bol bol rahmet iner.

Günahlar affedilir.

Dualar kabul olunur.

 Allah sizin iyilik ve ibadette yarışmanıza bakar da, bununla meleklerine karşı iftihar eder.  

Öyle ise kulluğunuzla kendinizi Allah’a sevdirin.

Asıl bedbaht olan da, bu ayda Allah’ın rahmetinden nasibini alamayandır.”

~Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem

(et-Tergib ve’t-Terhîb, 2:99.)

 

 

Nezaket İnsaniyettendir! Temmuz 10, 2009

Kategori: Edebî İktibaslar — La Reverie @ 8:53 pm
Tags: ,

Nezaket bir umman sevgiler uğuldar derinliklerinde

“İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah’a da şükretmez.”

Hadis

Size de öyle gelmiyor mu; bunalmıyor musunuz hadiselerin tıklım tıklım arsızlığından? Şimdi zamanın nefesi daralıyor üzerimize serpilen kasvetten; soluk almakta zorlanıyor gibi insaniyetimiz.

Turna geçmez dağlarda kaybedilmiş umut patikalarımız ve sancılı gecelerin karanlığında yitirilmiş tebessümün son güzergâhı.

Ne iktisadi buhranlar, ne siyasi kirlenmeler, ne de fakr u zarurettir bizi bugün düşkün ve zelil kılan. Çaresizliğin sesini duyamayan vicdanlarımıza atılmış çektiklerinden sızan bunca kötülükler de değil bizi mutsuz eden. Hayır, ihtirasa dayalı dünya düzeninin üzerimize boca ettiği “tut, kavra, kopar, al, sahip ol, yürüt, götür!…” seviyesizliğinden ayrı bir şey bu.

Belki içimizdeki yabanlıklar ve yabancılıklar şimdi düşmanımız, belki nezaketsizlikler…

* * *

Nezaket! Nazik bir kelime… Bir sehl-i mümteni… Bir estetik şahikası.

Nezaket bir umman; sevgiler uğuldar derinliklerinde, sevgiler coşar. Nezaket bir bahçe, şevk ile yürünür tarhlarında, şavklar saçılır yediverenlerinden. Nezaket hasbî bir tebessüm, kalbî bir yakınlık… Nezaket bir teşekkürün adı; bir derin şükür makamı.

Zamanın kadim koridorlarında ayak izlerine rastladığımız o nazik beyefendilere ve nazenin hanımefendilere ne oldu şimdi?! Hani şairler sevdiklerine ve babalar kızlarına “Senin teg nâzenîne nâzenîn işler münasiptir” diye iltifatta bulunur, onları nazikçe nezakete davet ederlerdi, neredeler?!.. Hani centilmenler, şövalyeler, zarifler, çelebiler?!..

Nezaket fikrini ne zaman kaybetti dünya?!.. Ve isim haneleri açık tevkif emirnamelerine bile nezaket cümleleriyle başlanan dönemlere ne oldu sahi!

* * *

Bir rüya görelim, gelin; önce yumalım gözlerimizi, uyuyalım, uyuyalım, ruhumuzdaki bütün kinler, nefretler, düşmanlıklar arınıp gidesiye kadar uyuyalım ve aniden bir nezaket ülkesinde açalım gözlerimizi. Nazik beyefendiler ve nazenin hanımefendiler arasına karışalım. Bir nesil kadar yaşayalım orada, yalnızca bir nesil kadar… Sonra acı gerçeklerin mutlu düşlere, paslı demirlerin parlak gümüşlere döndüğünü görelim. Yavuz bakışların tatlı gülüşlere durduğunu yaşayalım; Yunusleyin sevelim, sevilelim. Çünkü nazik beyefendiler ve nazenin hanımefendiler elinde yetişen bir nesilde yolsuzluklar, çeteler, ahlaksızlıklar, rüşvetler ve kanunsuzluklar olmayacaktır. O altın nesil olacaktır; pırlanta nesil olacak… Düşünsenize, böyle bir nesil işlerini aksatabilir, yahut sorumluluklarını terk edebilir mi? Nezaket çağında siyasetçiler yoldan sapar, memurlar haddi unutabilir mi? Herkes kendi işini en güzel şekilde yapınca o ülkede mucizeler yüz göstermez, maslahat düzelmez, ilerleme hız kazanmaz mı? Materyalist dünyanın akılla geldiği noktada baş gösteren bütün olumsuzluklar o nezaketin ayakları altında kor değmiş karlar gibi eriyip gitmez mi?!..

* * *

Kişideki bir nezaket noksanı öncelikle kendisine zarar verir; ama toplumdaki nezaketsizlik dünyanın bedii direğini sarsar gitgide; güzelliğin ve iyiliğin koordinatlarını karalar. Nezaket noksanı bir teşekkür noksanıdır bu yüzden.

Nezaket bir gülümseyiş, nezaket bir bakış, nezaket bir merhabadır; nezaket tam çağında bir gönül alma, ta yürekten bir teşekkürdür çünki.

Nezaket bir insaniyettir. O hâlde biraz daha nezaket, biraz daha.

Prof. Dr. İskender Pala

 

None of you.. Mayıs 30, 2009

Kategori: Aforizmalar-Nurâni Nakışlar — La Reverie @ 9:15 pm
Tags: ,

Can't Take My Eyes Off You

“None of you will enter paradise unless you believe and none of you truly believe unless you love one another”

Prophet Muhammad (pbuh)