Umut Huzmeleri

“So lose not heart, nor fall into despair: and you shall have the upper hand if you are believers.” — Quran (3:139)

Sana Söyleyeceklerim B/aşkaydı! Şubat 7, 2009

Kategori: Edebî İktibaslar — La Reverie @ 11:47 pm
Tags:

Haya duyduğu zaman “sus”a eklenir ar, o sebeple “susar”.


aska

Kendimi hep göremediğim ve hiç görmeyi dilemediğim aynaların sırrında o mücrim ve çocuksu edâyla, usulca kapatarak gözlerini bilmem kaç ummanlık buseyi fedâ etmek isterdim edep bakışlı mâneviyatına.
Vuslat olduğu için sevilen hasret bir hayale dokunsa da hicran kadar güzeldir demeli ve daima en derin çukurlarda boğulan sözlere itibar ederek akan gözyaşlarımı içime gömmeliyim.Ağlama hakkı bile elinden alınmış bir cezalı vasfıyla susarak anlatmaya mahkûm kalırken ebedî

Sana söyleyeceklerim başkaydı.
Aşk’ (ay) dı.

Nuray Alper

 

Kar altında terleyerek uyanmaktır aşk. Şubat 4, 2009

Kategori: Berceste-Şiir — La Reverie @ 3:12 pm
Tags: , ,

ask

Andolsun bütün örtülere, andolsun bütün örtünenlere ki,
Kar altında terleyerek uyanmaktır aşk.

Yanmış iki cesedin kına gibi külleri arasından
Fışkın sürerce dirilip yeniden yanmaktır aşk.

Cümle ağaç kapıları, cümle demir kapıları aşıp,
Bir gönül kapısına dayanmaktır aşk.

Sevgilinin otağını gökkuşağına boyayıp gece-gündüz,
Hüznün safran sarısıyla boyanmaktır aşk.

Yaratmaktır ya da sevgilinin toprağından yaratılmak,
Her nefes alıp verişte yanmaktır aşk.

İsmaili bir gönülle teslim olmaktır bıçağa,
Birini kandırmak değil, bilerek kanmaktır aşk.

Diline arılar konar, koynunda karıncalar gezer,
Sevgilinin ölçeğiyle her zaman sınanmaktır aşk.

İsrafil’in Sur’unu ruhunda duymaktır aşk,
Suyu suyla yumak gibi aşka inanmaktır aşk.

Bahattin Karakoç

 

Aşk Ocak 8, 2009

Kategori: Beyne'l-Havf Ve'r-Recâ, Edebî İktibaslar — La Reverie @ 1:20 pm
Tags:

2845499318_6a314858711

AŞK;

sözle olsaydı kalem mecnun olurdu.

Dil ne bilir aşkı,onda şevk mi var?

Var diyenin aklı şu kalem kadar…

-Ahrâzi

Kaynak: gulale.blogcu.com

 

Aşk..Öyle istemek ki..Kavuşmak mecbur kalsın.. Ağustos 4, 2008

Kategori: Edebî İktibaslar — La Reverie @ 10:03 pm
Tags: ,

Çaresiz kalmıştı Leyla’da…

Kavuşmak imkansızdı…

İhtiyar, tatlı-sert yol gösterdi;

“Gir şu odaya; çağır Leyla’yı..”

Aklı almadı önce..

Pek de inanmamıştı..

Ama yapacak da başka bir şey yoktu…

Çaresiz adam, çaresiz girdi odaya…

Sayıkladı günler boyu, geceler boyu…

Çıkmadan o odadan, çağırdı Leyla’yı..

Kırk asırdır yandığı aşkı,

Daha kırk vakit dolmadan…

İşte geliyordu…

İşte görüyordu;

Leyla, kendisini çağıranı ararcasına geliyordu…

Korktu genç adam..

Anladı genç adam..

Unuttu genç adam..

Gidip sarıldı ihtiyarın eline..

“istersem olduğuna göre..

Çağırırsam geldiğine göre..

Bana AŞK’ı öğret!..”

Dedi ki ihtiyar:

“Bu kainat..

Aşkına yaratıldı Sevgili’nin..

Sen AŞK’ı ne sandın?”

AŞK…

Öyle istemek ki…

Kavuşmak mecbur kalsın…

-murat başaran

 

Sorma Bana “Hangi Aşk” Diye Ağustos 2, 2008

Kategori: Edebî İktibaslar — La Reverie @ 5:09 pm
Tags: ,

Aşk…

Namlusu kalbime doğrulmuş…

Tetikte bekler…

***

Barut değil, gül kokusudur sızan…

***

Ya Rabbim!…

Senin sevdiğindir sevgilim…

Düşmanın; düşmanım!

Bu, benim inancım…

Ve aşkım…

***

“Yaratılanı sevmek; Yaratandan ötürü…”

Sevebilmek…

Sevgiyi Yaratandan ötürü…

***

Derviş; aşk adamı…

Dergah; aşkhane…

İbadet; sevgiliye muhabbet…

***

Su nasıl kaynar gönül ateşiyle?…

Çiçeklerin zikri nasıldır ve kimler duyar?

Ve Ferhat’ın dağları erittiği ateş, Şirin’in aşkından ibaret midir?

***

Sorma bana “Hangi aşk?” diye…

Ve aşktan korkma!

***

Bir göz açıp kapayıncaya kadarsa ömür…

Aşk sonsuz olmalı…

“Aşk nasıl sonsuz olur?”

Bunu sormalı…

***

Aşk…

Namlusu kalbime doğrulmuş…

Tetikte bekler…

Barut değil, gül kokusudur sızan…

Gül kokusu;

Bulur doğruyu…

***

Namlu kalbime dayanmış…

Sorma bana “Hangi aşk?” diye…

Ve tetik;

Titrer durur “Allah” diye

Murat Başaran

 

Aşk dediğin… Ağustos 2, 2008

Kategori: Edebî İktibaslar — La Reverie @ 4:44 pm
Tags: ,

Aşk dediğin beklemektir Ey Sevgili!
Kays gibi Mecnun olana kadar, Hz. Yakup gibi aydınlığa hasret kalana kadar beklemek bekleye bekleye gözden olmak, sözden olmaktır.
Ve beklemek dünyanın en asil eylemidir, eğer beklenene değecekse. Bilesin!

Aşk; yanmaktır Ey Sevgili!
Yanıp kül olmaktır, Kerem gibi Aslına ermektir. Ateşin ortasına hesapsız girmektir İbrahim misali. Ki onun gönlünün yangınıdır ateşi gülistana çeviren.
Ki yanmak insanı kurtarır hamlıktan çiğlikten. Hem ne diyordu şair; “Yanmışın halinden ne bilsin ham/ Sükut gerektir bize gayrı vesselam..
Gözlerinden ayrı geçen her an yanmaktayım. Bilesin!

Aşk; bedel ödemektir Ey Sevgili!
Bülbül, gonca gülü görebilmek için her seher uyanık olmak ve güle ulaşmak için yüreğini gülün dikenine asmak, kanını akıtmak zorundadır. Ya ben yüreğimi nereye asayım Ey Sevgili.
Çünkü Aşk bedel ister, külfetsiz nimet olmaz.
Beklemek bedel ödemekse eğer hâlâ ödüyorum o bedeli. Bilesin!


Aşk; vazgeçmektir Ey Sevgili!
Mecnun gibi aklından, Kerem gibi bedeninden vazgeçmek. Yardan gayrısından, cümle cihandan vazgeçmek.
Yemeden, içmeden, uykudan uyanıklıkdan ve vazgeçmekten bile vazgeçmektir gün gelince.
Senin için senden vazgeçmişim. Bilesin!

Aşk; bilmektir Ey Sevgili!
Bir tek yârı bilmek, onu candan daha aziz bilmektir. Ondan gayrı bildiklerinin hiçbir şey olduğunu dünyanın onunla mana bulduğunu bilmektir.
Onun selamı ile gelen bela olsa EyvALLAH (c.c.) diyebilmektir.
Kızmana, gülmene, gelmene, gitmene hepsine EyvALLAH. Bilesin!

Aşk; susmaktır Ey Sevgili!
Onun güzelliğini, iyiliğini tarif etmeye gücün yetmediği an susmaktır. Kelâmın, kalemin, sözün tükendiği yerde, manayı sessizliğe yükleyip susmaktır.
Artık sustum Ey Sevgili. Bilesin!
Aşk dediğin susup beklemektir,
ve aşk sevdiğinin izinden gitmektir..