Umut Huzmeleri

“So lose not heart, nor fall into despair: and you shall have the upper hand if you are believers.” — Quran (3:139)

Ümitten kesilirmiş… Ekim 31, 2009

Kategori: Titrek Mürekkebim — La Reverie @ 11:46 pm

Belki yüreğin bin parçaya bölünecek ama bin vuslata gebe olacak bu ayrılık...Read More

 

Hala yeşilse düşlerin yak birer birer haydi kurut,

Vermedi ki hiçbir umut, yıl artık gönlüm sen de unut

Hüzün doldu gölgende her bir bulut

Ağlama diyemem etmişken esbab sükut

Yalnız yolun yanlış, işin garip, halin mahçup

Olmadan Huzurda mahçup, gel çek elini masumun yakasından

Bir gün açılır Şah’ın kapısı da sen de olursun konuk

O zaman bakamazsan o Güzele, hangi amelin sana olur ışık

Gel etme, bu kadar haksızken deme, ben üzüldüm, kalbim kırık

Belki yüreğin bin parçaya bölünecek ama bin vuslata gebe olacak bu ayrılık…

 

La Reverie

 

Sen bana yetersin.. Ekim 23, 2009

Kategori: Titrek Mürekkebim — La Reverie @ 10:20 pm

my_heart_in_your_hands

 

Bana Kendini unutturma da neşe de versen bir, elem de…

Senden uzak kalmanın zerresi olamaz bu gelip geçici sızılar, Sensizlikle sızlatma içimi..

Ben Sana hastayken hangi ağrı bükebilir belimi, başımı Sana dayadığım gibi, kime eğilirim başka..

Düşlerim gibi düşmelerim de Sana düşürsün beni..

Kimse bilmesin yalnızlığımı, duymasınlar çığlığımı,

değil mi ki Alim’sin beni bilirsin,

değil mi Semi’sin bana yetersin..

 

La Reverie

 

ölecek ve bekleyeceğim Ekim 7, 2009

Kategori: Titrek Mürekkebim, Yürekler Semaya-Yakarış — La Reverie @ 9:07 pm
Tags:

broken_heartsUnutmaktı doğrusu, en zoruydu ama doğru olandı..

Hafızam, beni desteklemendi tek isteğim..

Şimdi anlamını kavrayamadığım rüyaları hayra yormakla meşgulüm..

Kafamdaki seni silsem kalbimdeki seni silemiyorum, yanıyorum, çare arıyorum..

Nefsimin prangalarında hakikat aşkına kurduğum hayallerin sızısıyla kıvranıyorum..

Bu halim çok tanıdık, mesela bundan 5- 6 sene evvel bir koleje kabul edilmek için döktüğüm gözyaşlarını unutmuş değilim…

Sonuçta bir devlet okulunu bitirerek de umduğumun çok ötesinde bir kuruma yerleştirildim… O tohumlar, gözyaşlarının taşıdığı yere kadar sürüklendi, evet, umut hırpalandı; ama sonunda renk renk çiçekler verdi…

Şimdi istediğim sadece benim için hayırlı olandır… Senin benden razı olduğun yol, beni Sana ulaştıracak yöntem, kalbimi Nuruna açacak anahtar, gözümü Senden başka her şeye kör edecek bir tılsım… Hepsi Sende ve hepsi bir “ol” emrinde…

Sorular, ah o sorular… Ve verilemeyen cevaplar, kızaran yüzler, muhatabın gözlerinden hızla kaçan mütereddit gözler, susuşlar, üstü kapalı ifadeler ve daha nicesi…

Unutmak lazımdı, yutmak lazımdı kelimeleri, kararlı olmak lazımdı, sabretmek ve tevekkülle O’nun ipine sarılmak…

Hatırladıkça yanmak lazımdı, bir daha asla diyebilmek lazımdı… İradeli olmaktı beklenen, tutarlı davranmaktı, En Sevgili’den gayrisine yakışır mıydı bu denli sevgi, ah…

Ah ki yan(ı)lışıma, ah ki bağlanışıma, ah ki bin ah’ı hak eden ahvalime…

Zorla alınmış kararlar var şimdi… Bakmayacağım yüzüne diye Rabbine yemin eden dudaklar var, bir hamle daha kesinlikle atmayacağım diyen bir sızılı kalp…

Beni Sana yaklaştırmak istersen bunu Sen istediğin gibi yaparsın, benim istediğim nedir ki… Ey Yaratıcım, her bir zerrem Sana kurban olsun, bu can bu ten Senindir, Senin yolunda yaşat bu acizi, Senin yolunda öldür, Sen sev beni, Sevgili’ne (Sallallahü aleyhi ve sellem) de sevdir, sevdiklerine de sevdir… Bu titreyen ellerimi boş bırakma, kalbimin kirlerinden arındır da Huzuruna çağırdığında o halimle görünmeyeyim Sana, aşkını öyle temiz bir şekilde sakla ki bende Senden başkasına meyletmeyeyim, rızanı öyle bir ufuk kıl ki ondan başkalarına koşmayayım, başka gaye bilmeyeyim, başka yolda ter dökmeyeyim… Canımı yolunda al Rabbim, Sana koşarken al emanetini…

 

Unutamadığım ey, ölecek ve bekleyeceğim

Yaralı yüreğime bu sevdayı gömecek ve bekleyeceğim

Elbet kapalı kapılar bir gün açılacak,

Elbet sabreden muradına erecek…

Sabır bu acıları da dindirecek

Hz. Eyyub’un (as) iniltileri arşın kapılarını zorlarken bir gün bu aciz mi aciz yakarışlarım beni Rabbimizin rızasına ulaştıracak… Dileğim budur Rabbim, başkasını verme bana, uzattığımda elimden Senden başkası tutacaksa ve alıp götürecekse beni Senden uzaklara kes elimi, bağla dilimi, bırakma beni Sensizliğin amansız cehenneminde, yok ki Senden başka yardımcım… Yok ki başka Rabbim, Ey Rahman ve Ey Rahim, ey kullarını işiten, kalplerini temizleyen, acılarını dindiren, rızasına eriştiren, beni de sar rahmetinle, beni de yak aşkının ateşiyle, yolumu yolun eyle, Sana yakınlığı sonum eyle… Efendimiz (sav) hürmetine, kur’an hürmetine, kabe hürmetine, Seni sevenler hürmetine ve Senin sevdiklerin hürmetine… Amin…

 

La rêverie

 

O üzülmesin Rabbim… :( Eylül 27, 2009

Kategori: Titrek Mürekkebim — La Reverie @ 11:01 pm

 

Ah.. O ağladı Rabbim, Sen istedin o ağladı… Zira yaktılar içini, o güzel kalbini kırdılar, çok üzüldü, halini sormadılar, kanattılar yarasını, yazıktır demediler, insaf etmediler… Sen izin verdin, onlar yapacağını yaptı… Sonunda kırık ve ürkek bir kalp kaldı geride titreyerek atmaya devam eden ve yaşlar kaldı kan çanağına dönmüş o gözlerden damla damla rahmet denizine dökülen… Onu ki bu kulunun kalbinde nazenin bir köşeye Sen yerleştirdin, o gülse güler bu gözlerim, o üzülse yaşarır… O ki beni Sana getiren, o  ki derdimi dinleyen, o ki hep dürüst, candan ve sevecen, o ki canım, o ki arkadaşım, o ki meleğim dediğim, o ki Seni hatırlatır bana, oturuşuyla kalkışıyla, duasıyla, secdesiyle, ağlayışıyla, gülüşüyle…

Ben ne zaman kayacak olsam tutar elimden, gel der, evet düşmek bizim için ama biz yürümek için varız der, yürümeyi öğretir bana, o koşar ben onun arkasından gelmeye çalışırım, o ağlaya ağlaya dualar eder Sevdiğine, ben imrenirim, Allahım benim de duamı içten kıl derim, o secdesini uzatır, ben Allahım bana da Seni duyabileceğim secdeler ver derim, o yaşar; ben konuşurum, o sever, ben onun sevmesini severim…

Karşılıksız sever o, iyi niyetinden taviz vermez güzel yüreği, Senle atan o kalbi kötülük düşünmez… Uzak yoktur onun lügatinde, Sana ulaştıracak yollarda durmadan didinir o, kimmiş boynu bükülen elini verir hiç çekinmeden, ancak Sen bilirsin kaç kişinin derdini dinleyip, gözyaşını sildiğini…

Şimdiyse elleri yükselmiş, dilinde Kelamın Senin adını çağırıyor, Efendimiz (sav) hürmetine boş çevirme kulunun duasını, Senin için nice dikenli elleri çekinmeden tutup kaldıran kulunun nurunla aydınlattığın ellerini geri çevirme, boynunu defalarca Senin için bükmüş, dua dua yalvarmış kulunun boynunu bükük bırakma, kalbini ki Senin adınla atar her daim, sıkıntı ve ızdıraplara düçar etme, yok ki Senden başka kimsemiz, biz Seniniz, Sana kul olabilmek tek gayemiz, bizi muradımıza erdir, bizden razı olmazsan ne olur bizim halimiz, elemlerimizi, kederlerimizi de hakkımızda hayırlı et, bizi olup biten her şeyin Senin sınırsız iradenle meydana geldiğine dair uyanık kıl, bize Seni unutturma, nimetlerine ve ikramlarına hakkıyla şükredip, musibetlere hayır nazarından bakabilmeyi, yanlışlarımızdan ibret almayı, kusurlarımızı azaltmayı, sıkıntılı anlarımızda hemen Sana iltica etmeyi ve isyana düşmeden, nefsimizin ve şeytanın vesveselerine alet olmadan ümitle ve sabırla kurtuluşu Senden beklemeyi bize nasip et…

Allahım Sen sevdiklerini hep mutlu edersin, sürpriz ikramlarla neşelendirir, kalplere huzur, iman aşkı ve heyecanı verir de coşturursun… Hem elem keder verirsen de kulunun derecesini yükseltirsin, bana bile bu kadar sevdirdiğin bu güzel kuluna yardım et ne olur, biliyorum Sen onu seviyorsun, o üzülüyor, elimden bir şey gelmiyor, huzur ver ona Ya Rahman, dindir sıkıntılarını Ya Rahim.. amin..

 La rêverie

 

Yaralandım Ya Rahman.. Eylül 8, 2009

Kategori: Titrek Mürekkebim — La Reverie @ 12:10 pm

yaralandım

Kimsem yokken beni yalnız Sen anladın,

Beni anan, halimi gören, kısık sesimi işiten Sendin…

Yoktum, çaresizdim, güçsüzdüm…

Uzatacak elim, diyecek dilim yoktu

Sen elim oldun, dilim oldun, gücüm oldun, çarem oldun…

Ben aczimin şuurundayken azametin beni korurdu, kavurucu güneşlerde bırakmazdı gölgen beni, kibrin ateşinden rahmetinin serinliğine sığınırdım, Senin büyüklüğünde küçülürdüm, küçüldükçe erirdim ve Sana karışırdım, Senle olunca elemler uğramazdı kapıma, Sahibim Sen olunca kimseye muhtaç etmezdin beni, derdimi Sana derdim, közümü rahmet pınarında serin eylerdim, Cemalini seyrederdim, yakınlığını derin derin hissederdim…

Fakat öyle kalamadım, Senin verdiklerinle doldururken midemi, şükürle doyuramadım kalbimi, her nefesimi Senin üflediğini fark edemedim, kitabını okuyamadım, sesimi kirlettim; hayır konuşamadım, sözümü boşa sarf ettim … Sen ellerimi sıkı sıkı tutarken, ben minnetle bakamadım yüzüne, başımı çevirdim ellere, sahte güzellerin cazibesine takıldım da En güzeli göremedim… Güzel gören güzel düşünürmüş ya göremedim, düşünemedim, zannın kötüsüne takıldım, hasedi bağrımda ağırladım, dedikodudan kaçamadım, kinimi yenemedim, nefsime dur, diyemedim, şeytanı sevindirdim, o sevindikçe ben eridim, o sevindikçe ben yenildim…

Şimdi bir kere daha kapına geldim, rahmetini celbedecek halis bir imanım yok, Sana sunacak hediyem dahi yoktur. Ellerimi boş, kalıbımı boş getirdim, rahmetinle doldurasın istedim… Bana bahşettiklerini kaybettim, ihlası, vefayı nerde unutmuşum, ah nerelerde bulayım şimdi onları… Senin hazineni Senden başka kim dağıtır, kim eriştirir beni bir kere daha paklığa, kirlettiklerimi temizle Allahım, kalbimin ziftini arındır, nurunla yıka onu ve müsaade etme Senden başkasına dönmesine, sevmediklerini sevmesine, karalmasına, daralmasına… 

Senden başka kimsesi olmayan kulun, günahından beli bükülmüş kulun, ayıbından yüzü kararmış kulun kapındadır. Varıp varıp çaldığı kapılardan kovulmuş, kalbi bin bir parçaya bölünmüştür. Şimdi ellerini Senden başkasına açmamaya yeminli, dudağında adın, kalbinde sevgin, yolunda Sevgili’nin (sav)… Acıyor kalbi Allahım, yanıyor durmadan, Sen onu serinletmezsen külleri savrulacak rüzgara, lûtfedip umanına katmazsan kuruyup gidecek Sana akan bu birkaç damla gözyaşı… 

Ne olur dostlarının duaları Sana doğru uçarken, şu aciz kelimelerimin de Sana doğru emeklemesine izin ver, onların rahmetinden nasiplendikleri gün, beni kaybedenlerden etme, imrendirme Allahım, nedametle yakma kulunu, Senden uzak bırakma… 

Beni bana bırakma, bırakma da aşkına yanayım ne olur,

Hep Sana dayanayım, rızana ulaşayım…

Lûtfet Sana gelenlerle Sana koşayım,

Onlarla beraber kapını çalayım,

Çalayım da kovulmayayım…

 

 La rêverie

 

Kerem et! Ağustos 18, 2009

Kategori: Titrek Mürekkebim, Yürekler Semaya-Yakarış — La Reverie @ 12:01 am
Tags:

Ne olur Sen hep benimle ol,

Ellerim tutmaz şimdi, dilim lâl, kulağım sağır

Etme, Sensizliğin yükü çok ağır Karanlıkta kaldım, her yerde gam, her anım kahır

Rabbim ruhumu huzur(un)a çağır

Senden biliyorum, rahmetin gazabından çoktur

Acizlere dahi lûtfun pek boldur

İhlas ver şu müflise, koruyucum ol

Ateş ol yak sinemi, ak korum Sen ol

Dün aldandım, bugün biçâreyim, yarına da kimsem yoktur

Ne olur Sen hep benimle ol,

Yaralı kalbimin tek Yâri ol,

Kerem et!

Başka hiçbir yere sığmayan azametinle acizinin kalbine dol…

 

La rêverie

 

Bi/çâre.. Ağustos 12, 2009

Kategori: Titrek Mürekkebim, Yürekler Semaya-Yakarış — La Reverie @ 11:48 pm
Tags:
Ya erhamer rahimiyn
 
Sen sevdiklerini kollarsın,
İbrahim gibi teslim olamasam da Sana gülşene çevir yangınlarımı,
Eyyub’a musallat olan kurtlar kalbimi kemirirken
Yunus kulun gibi karanlıklarda bırakma beni,
Dilim kendime zulmettimlerle inlerken
Belki tutarsın diye kaldırıyorum kirinden utandığım ellerimi:
Sensin Kadir, kudret Senin…
 Sensin Rahim, rahmet Senden,
 Aziz Sensin, Ğafur Sen…
ve
Ya Latif !
Ben bana yetemem, bana yet/iş lütfen…

La rêverie

 

Damla damla.. Ağustos 10, 2009

Kategori: Titrek Mürekkebim, Yürekler Semaya-Yakarış — La Reverie @ 8:33 pm

Damla damla karışayım Yar ummanına

Damla damla karışayım Yar ummanına

Güç Senin, takdir Senin hayranım her nakşına

Garibim Yar, ruhumla bedenimle kurbanım yoluna

Sıyrıldım ellerden, koptum be(de)nden

Geldim Sana, beni Sana bağ(ış)la

 

La rêverie

 

Ah diyesim var yine… Temmuz 27, 2009

Kategori: Titrek Mürekkebim — La Reverie @ 11:57 pm

bayram_hani__1242904685

Allah’ım, neden bilmiyorum içimdeki bu boşluk büyüdükçe büyüyor. Tam nefes alacakken birden sıkıyor boğazımı. Tam kavuştum derken murada kaçıyor benden huzur…

Ah diyesim var yine , öyle ağlayasım, kalbim bir buhurdan gibi tütene dek… Senden başkasına gözüm kör olana dek yaş dökesim, Senden uzaktaki her şeyden kaçasım, rahmetinin enginliğinde sıcacık kucağında ağlayasım var…

Ah ki ellerin yanında ağlanmıyor… Ağlasan riya oluyor, elem artıyor, çözüm bulunmuyor.

Sensin yarama ilaç, derdime derman,

Sensin gizli açık her şeye nigehban,

Rabbim rızanı elde etmek ne büyük şan,

Senden başka eller bana yaban,

Ey gönül duy sesimi duy da sabret biraz, sık dişini dayan,

Kelle koltukta, ruh yükselişte O’na dayan…

Sen bana her uzvumu böyle ücretsiz, teklifsiz tastamam vermişken, neden veremiyorum ki Sana içlerinden bir tanesini… Hem Senin tek ehemmiyet verdiğin, lutfedip nazar ettiğin, İsmini anmakla itminana kavuşturduğun, hüzünle boyandı mı değer verdiğin kalbimi…

Kalbim ki en hassas yerim, sevgiyi, şefkati, insanlığı, merhameti barındırdığım yer.

İki hilalle çevrilidir ki: biri ihlas, diğeri ihsan, hem dediler ki içte ihsan olmalı ki olsun dışta itkan..

 İkisini de ayakta tutan kavi bir iman.

Allah’ım Senin her an farkında olmak ne büyük heyecan, tarafından görüldüğünü, işitildiğini bilebilmek her dakika, her an… Ve o an ne güzel geçirilmiş bir zaman…

Ah kalbim şimdi bir bir o hafakanlı anları an

Onlar ki içinde bin bir şekva ve isyan

Gönüllere ne bir köşk kurar bu günahlı eller ne bir saray, ne de bir han

Eğer lutfedip dokunmazsa O Yed-i Rahman…

Öyle Rahmansın ki Rabbim, ümidim bir an kesilmiyor,

Kalp sızlasa, göz çağlasa ruhum Senden başkasına iltica etmiyor.

Başka kapı bilmiyor bu kulun Rabbim, başka kapı bilmiyor…

Ayaklar tutmasa ve dizler çözülse bir bir

Yine düştüğüm yerde buluyorum  Seni,

Ne zaman ki kalkmaya çabalasam Sen dayanağımsın…

Yine de Gel, diyorsun, çaldın mı tövbeyle kapımı; yanımdasın…

Şimdi bil ki yollar sarpa sarsa da,

Ayaklarım yüz kere tökezlese de

Avının peşinden koşan aslan gibi ve yine ondan can havliyle kaçan ceylan gibi

Verdiğin nefesle, nefes nefese Sana koşuyorum…

Düşüp düşüp yolun(d)a Seni arıyorum…

Sana ağlıyorum,

Sana kanıyorum…

Sana da/yanıyorum…

 

La rêverie

 

Sıradan bir günün ardından… Temmuz 7, 2009

Kategori: Titrek Mürekkebim — La Reverie @ 11:00 pm

my_heart_is_broken___by_sStranger

Bugün 7 Temmuz 2009, saat 21,40. Ömrüm yeterse bu yazdıklarımı tekrar okurum ya da başkaları okur, okuyan başkaları olursa dualarını beklerim. Garip bir ruh haline bürünmüş durumdayım, ne zamandır kilitli olan gözümün muslukları bu akşam açılıverdi, elhamdülillah. Rabbim rızası için akıtsın o yaşları. Annemle tartıştık yine… Kıymetini bilemediğim annemle, belki o da öldükten sonra pişman olacağım. Belki ben önce ölürüm, bunu Allah biliyor ya çok istiyorum, yine de Allah’ım hayırlı uzun ömürler versin hepimize. Ölümün yüzü soğuk, kime vursa harap, hangi eve düşse elem, matem… Bir tek ölmeden önce ölmek var ya ba’sü ba’del mevt derler, o güzel, belki çok daha sancılı bir ruh tahliyesidir bu ama sonuçları itibarıyla bir o kadar da ulvî.

Ne kadar boş geçiyor günlerim… Bir yanda başını kaşıyacak zamanı kalmasın diye dua edenler, bir yanda gafilane yan gelip yatanlar… Ah ne fena ikincilerden olmak, ah Rabbim ne acı Senden uzak kalmak, rahmetinin rayihaları her yanı bu denli kuşatmışken ve birer birer yakaran yüreklere dermanın ulaşırken yakışmadı kuluna böyle inkisara ümitsizliğe saplanmak…

Bir mum diğerlerini tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez, demiş bir sevgili kulun, halbuki biz başkalarını tutuşturmazsak sönüyoruz, önce içimizdeki alev sönüyor, o kıvılcımlar Senin için hareketlendikçe canlanıyor, Seni anlattıkça hayat buluyor, kimliğimizi buluyoruz. Seni andıkça ayakta duruyor, ismini hatırladıkça nefes alıyoruz… Kalbimizde Sen yoksan biz de yokuz, rahmetinden bir an mahrum kalsak kolumuz kanadımız kırılıyor, harap bitap düşüyoruz…

Ah uzatamadık elimizi muhtaçlara, çok işimiz vardı(!), koşamadık yardıma. Şimdi zaman geçti, madalyonun ters yüzünü gördük, baktık hal-i perişanımıza… Ey Rahman, Sensin Rabbimiz, Sensin çaremiz, Sensin umudumuz, secdemiz Sanadır, rükûmuz Sana, açmayız asla elimizi bir başkasına, yardım edensin, bırakmazsın bir kedi yavrusunu bile aç susuz, rahmet yağdırırsın kupkuru çöllere bile, bırakma bizi viran, unutmayız Seni bir an, gir kalbimize, titret onu, doldur sevginle, yak ateşinle, temizle umudunla, korkunla… Senden habersiz yaşadığımız(ı sandığımız) o vakitlerde kapkara çehreler gördük aynalarda, dilimiz zehir zemberek sözler söyleyiverdi, kulağımız ne gürültülere maruz kaldı, gözümüz ne çirkinlere hayran hayran bakakaldı. Her kötüyü iyi sandık, yanlışımızı fark edemedik, yanıldık, yenildik. Geceler bir beşik gibi salladı da salladı bizi, uyuduk, uyuduk, kendi kendimizi uyuttuk, gafil avlandık…

Uyumayanlar da vardı karanlık gecede… Onlar adını götürdüler Habibinin (sav) ta uçsuz bucaksız diyarlara, mesafelere körelttiler gözlerini, bir bavulla çıktılar yollara bir de yüreklerindeki sarsılmaz imanla… Hicretti bu hiç şüphesiz, ayrılmaktı sevdiklerinden En Sevgili için, terk etmekti vatanı Rabbe ulaşmak için… Ne gidişlerdi ki kimi daha yolda uçtu Rabbine, kimi dönmemeye ant içti de mezarını okulun bahçesine açtılar, kimi trafik kazasında yetti Rabbine, kimi arkada ağlayan gözlerle gönlünü de bırakarak döndü yurduna. Hepsi de rızanı amaç bilmişti, kim ister dediler Cenneti, tek dertleri Senin ve Habibinin (sav) ismi celilini duyurmak, bu yolda canını ortaya koymaktı…

Senin sevdiğine, Senin koruduğuna, Senin sarıp sarmaladığına kim ya da hangi güç el uzatabilir, kimin dostu Sen olursun da o ah eder, kim Senin hoşnutluğunu kazanır da kaybedenlerden olur?

Hiç kimse…

Onlar doğruyu buldular inayetinle, yolunda kelle koltukta hicret ettiler, gönüllere girdiler, büyüğümüz diyor ya O’nun Nam-ı Celilini şöyle ya da böyle tutturabilir miyiz diye buza yazı yazar gibi çırpınıp durdular…

 Ne mübarek hicret, gönülleri davet

İstemediler, istemezler hiçbir menfaat, ücret

Ne ali niyet bu, ne büyük himmet

Canlarından geçmeye ettiler cüret

Ne uzun yollar vazgeçirebildi onları, ne lisan, ne iklim…

Gayeleri büyüktü zira amaçları ne makam, ne mülk, ne de Cennet

Sen yoluna baş koymuş bu kutlu yiğitlere, ey Rabbim, yardım et…

 

~~Rabbim rızana müştak bu acizin karaladıklarını ulaşmasında fayda gördüğün gönüllere ulaştır, hatalarımı bağışla, ey Rahman, beni affet… Amin