Umut Huzmeleri

“So lose not heart, nor fall into despair: and you shall have the upper hand if you are believers.” — Quran (3:139)

Ne Kadarını Biliyoruz? Aralık 10, 2009

Kategori: Tefekkür Deryası — La Reverie @ 11:44 pm
Tags:

 

* 3 hafta süreyle buz kalıbında dondurulan bir akrep buz eritildiğinde yürüyüp normal hayatına devam eder.

* Akrepler 1 sene aç ve susuz yaşarlar. Kopan organları yeniden ortaya gelir. Radyasyona çok dayanıklıdır.

* Örümcek ağı çelikten 5 kat daha sağlamdır.

* Kaplumbağalar hiçbir şey yemeden 3-4 yıl dayanabilirler.

* Bir insandaki toplam damar uzunluğu 150. 000 km. ve dünya ile güneş arasındaki mesafe de 150 000 000 km.dir

* Bir köstebek sadece bir gecede 90 m tünel kazabilir.

* Kedi ve köpekler de insanlar gibi solak ya da sağak olabilirler.

* Hapşırmayı engellemeye çalışan bir insanın başındaki veya boynundaki damarlardan biri yırtılabilir ve ölebilir.

* Bir insan hapşırdığı sırada gözlerini açık tutmaya çalışırsa, yerlerinden fırlayabilir.

* İnsan yılda 10.000.000 defadan fazla göz kırpar.

* Dünyanın ağırlığı 6.588.000.000.000.000.000.000.000 ton’dur.

*Çocuklar baharda daha fazla büyüyor.

*Ortalama bir pire, kendi büyüklüğünün 150 katı yüksekliğe zıplayabiliyor. Bu oranı tutturmak için bir insanin yaklaşık 30 metre zıplaması gerekli.

*Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar.

*Bir karıncanın koku alma yeteneği en az bir köpeğinki kadar gelişmiştir.

*Yetişkin bir ayı, bir at kadar hızlı koşabilir.

*Hapşırdığınız zaman, kalbiniz de dahil olmak üzere bütün vücut fonksiyonlarınız bir an için durur.

*Hamam böcekleri yaklaşık olarak 250 milyon yıldır yaşadıkları halde hiçbir değişime uğramamışlardır.

*Bir hamam böceği kafası koptuktan sonra açlıktan ölmeden dokuz gün yasayabiliyor.

*Bir karınca kendi ağırlığının elli katı ağırlığı kaldırabilir.

*Kangurular geri geri yürüyemezler.

*Dünyanın bir numaralı domuz üreticisi ve tüketicisi Çinliler.

*Yeni Zelanda, dünyadaki her türlü iklimin yaşandığı tek ülke.

*Dünyada insan başına düsen karınca sayısı bir milyon.

*Dünyanın en hızlı büyüyen bitkisi bambu, bir günde 90 cm kadar uzuyor.

*İnsanlar hayatları boyunca altı filin ağırlığına eşit miktarda yiyecek tüketiyorlar.

*Kirli kar, temiz kardan daha kolay erir.

*İnsan beyninin % 80`i sudur.

*Yetişkin bir insan günde ortalama olarak 23 bin kez nefes alır.

*Baykuş mavi rengi görebilen tek kuştur.

*Ortalama bir insan hayati boyunca iki yılını telefonda konuşarak harcıyor.

 

 

Kainata bakabilmek… Eylül 29, 2009

kainata bakmak...

 

“Allah’ın hesabına kainata bakan adam her ne müşahede ederse ilimdir. Eğer gafletle esbab hesabına bakarsa, ilim zannettiği şey de cehil olur.”

 

 

yeryüzü de şahit Eylül 24, 2009

Kategori: Edebî İktibaslar, Tefekkür Deryası — La Reverie @ 11:11 pm
yeryüzü de şahit..
 
Hz. Ali (k.v): İnsan öldüğü vakit namaz kıldığı yer ile amelinin ref olduğu yer, kendisi için ağlarlar.” buyurdu. Ve sonra da: (küfür ve şirkleri sebebiyle) onlara gökler ve yer ağlamadı…”(Duhan, 29) mealindeki ayet-i celileyi okudu.

  İbn-i Abbas (r.a): ” Ölen müslümanın namaz (kıldığı) yeri kırk sabah onun için ağlar.” buyurdu.


Enes Bin Malik: “Her nerede namaz kılınır veya zikrullah yapılırsa, (o yer) bütün etrafındaki yerlere karşı iftihar eder ve yedi kat yerden itibaren onu müjdelerler. Kim ki bir yerde namaz kılarsa orası ona karşı süslenir”.


Yine denildi ki: “Neresi olursa olsun bir kavim bir yere indi mi o yer (şer işlerler de) lanet eder veya (hayır işlerler de) hayır dua eder.
 
 
  Mana İklimi
 

“Biliyor musun güneş nereye gidiyor?” Eylül 24, 2009

Kategori: Tefekkür Deryası — La Reverie @ 9:37 am
Tags: ,

  güneşin doğuşu batışı... Efendimizin dilinden

 
Bir akşam üzeri Peygamber aleyhissalatu vesselam:
“ Ya Ebu Zer biliyor musun güneş nereye gidiyor?” Dediğinde, Ebu Zer (ra):
“Allah ve Resulü daha iyi bilir” diyecek, bunun üzerine Resulallah efendimiz kendi sorusunu şöyle cevaplayacak:
“Arşın altında Rabbini secde etmeye!”

~ Bir akşamüstü güneşi bu nazarla seyrederken hepimize;
“her sabah başını secdeden kaldırıp Rabbinin huzurunda kıyama duran;
ikindi vakti rükuya eğilen, akşam vakti tekrar secdeye kapanan bir güneş” tasavvuru sunarak kainatı seyrin adabını öğretmektedir Peygamber efendimiz (s.a.v.)…

 

 

Sen sen ol da kıskanma maydanozu… Ağustos 14, 2009

Kategori: Edebî İktibaslar, Tefekkür Deryası — La Reverie @ 9:31 pm

parsley, maydonoz

“Bir sivrisinek gözü boyunda maydanoz tohumu, toprağın zifiri karanlığına atılıyor, bir yanında çelik kadar sert bir taş parçası bir yanında nane tohumu bir yanında da semiz otu, ötede adını sanını bilmediğimiz bir sürü tohum daha. Beri yanda solucanlar, kırk ayaklı böcekler beş adım ötedeki çınarın korkunç kökleri yetmiyormuş gibi karıncalar, kurtlar, kuşlar, kaplumbağalar, hoyrat ayakları insanların. Bütün bunlar arasında sivrisinek gözü kadar maydanoz tohumu kimini öpe öpe kimini ısıra ısıra kıldan ince, kılıçtan keskin köklerini salacak. Bir yandan nane tohumuna dert anlatacak : “Hiç telaş etme senin rızkında gözüm yok.” diyecek, allem edecek kallem edecek, maydanoz yaprağına gereken yeşili, kokuyu, tadı, tuzu bulup gönderecek. Şimdi sen sen ol da bu yaratıkların en şanslısı, en yavuzu şimdi sen sen ol da kıskanma maydanozu.”

Bedri Rahmi Eyüboğlu / Resme Başlarken

gençislam

 

Arılar neden altıgen petek yapar? Ağustos 7, 2009

Kategori: Tefekkür Deryası — La Reverie @ 10:41 am
Tags: ,
 
  
Bilindiği gibi balarıları ihtiyaçlarından kat kat fazla bal üretirler ve bunları peteklerde saklarlar Peteğin altıgen oluşu da herkes tarafından bilinen bir özelliktir Peki arıların neden sekizgen, veya beşgen gibi geometrik şekillerde petekler değil de özellikle altıgen petekler inşa ettiğini hiç düşündünüz mü? 
  
Bu sorunun cevabını araştıran matematikçiler ilginç bir sonuca vardılar: “Bir alanın maksimum kullanımı için en uygun geometrik şekil altıgendir” Altıgen hücre, en çok miktarda bal depolarken, inşası için en az balmumu gerektiren şekildir Yani arı, olabilecek en uygun şekli kullanmaktadır
 

Peteğin inşasında kullanılan yöntem ise çok şaşırtıcıdır: Arılar petek inşaatına iki-üç ayrı yerden başlarlar ve aynı anda iki-üç dizi şeklinde peteği örerler Yani çok sayıda arı, değişik yerlerden başlayarak, aynı ölçülerde altıgenler yapıp, bunları birbirine ekleyerek peteği örer ve en sonunda ortada buluşurlar Altıgenlerin birleşme yerleri o kadar ustaca yapılmıştır ki görünürde sonradan eklendiklerine dair hiçbir iz yoktur

 

Karıncaların kulakları nerede? Ağustos 11, 2008

Kategori: Tefekkür Deryası — La Reverie @ 8:28 pm

 

Yeryüzüne dağılmış yaklaşık beş bin türü bulunan karınca, yerin metrelerce aşağısına iner ve pek çok dehlizden oluşan yuvalar yapar. Yiyecekleri depolamak için dehlizlerde özel bölmeler açarlar. İşçi karıncalar, dişilerin yumurtlayacağı güvenli dehlizler açmakla yükümlüdür. İnanılmaz hislere sahip olan bu hayvanlar, yuvalarını kesinlikle kaygan zeminlere yapmazlar. Karınca bulunmayan arazilerin güvenli olmadığı tezi, bilim adamlarının da kabul ettiği bir gerçektir.

Canlıların işitme organları kulaklarıdır. Her canlının kulak yapısı da değişiktir. Bazı canlılarda sadece hassas bir zar şeklinde deriden ibarettir. Ama karıncalara gelince tamamen değişik bir sistem vardır. Yani karıncaların işitme organları ayaklarının içindedir ve son derece hassastır. Sanki yer çekimini fark edecek duyarlılıkta.