Umut Huzmeleri

“So lose not heart, nor fall into despair: and you shall have the upper hand if you are believers.” — Quran (3:139)

Ummanında kaybolduğum NURsun Ağustos 13, 2009

Kategori: Berceste-Şiir, Multimedia — La Reverie @ 8:50 pm
Tags: , , ,

Ummanında kaybolduğum Nursun

Ummanında kaybolduğum NURsun.

Mecnun’un Leyla da aradığı, yandığı,

Çöllerde kana kana yudumladığı Senin sevgindi.

Annesiz bir çocuğun Anne diye uzandığı,

Babasız gecelerde Baba diye andığı Sensin.

Soğuk ve insaf bilmez yanlızlıklarda hangi hasta vardır;

Gözyaşı döksün de o yaşlar senin avucuna damlamasın?

Hangi masum, hangi mazlum vardır ki ?

O merhamet deryası yüreğini sığınak yapmasın….

Ey Sultan-ı Levlâk! Kardanadamıyla güneşe çalım satan

Bir çocuğa bakar gibi baktın bize.

Sağnak yağmur altında ateş yakan bir yolcuyu izler gibi izledin.

Bilmiyorlar Allahım dedin;

Bilselerdi yapmazlardı…

Her şeyin önü O’ndan sonu O’na;

Varlıklar adedince Selam Sana,

Sâlât Sana….

Ummanında Kaybolduğum Nursun.

Her akşam gurûbla ayrılan heyecanın kucağında görünensin.

Bırak kırk ikindi yağmurları saçlarında gezinsin.

Sensizlikten yorgun düşmüş bakışları avuçlayıp

Semaya serp ve öylece kal.

Sığındığın Rahman’ın sırdaşı olarak.

Ben geçici hazların sardığı bedenimde

O beden tabutunun en derininde

Nefsimin esiriyim.

Ama SEN :

Ummanında Kaybolduğum Nursun

Azaba ramak kalmış şu dakikalarda

Beni Hayalinle korursun.

Aranan yine SENSİN saikalarda,

Kutsî perdelerin kalktığı anlarda, özlemimsin SEN.

Ummanında Kaybolduğum Nursun.

Gölgen vurur düşlerimin yazgısına.

Ben O Nurla Kutsîliği tadarım.

Yüzümde meltemlerden arda kalan serinlik,

Muhabbet; sabahlayan hislerimin en ücra köşesinde

Düşmanım benlik; yalnızca bir benlik.

Yoluma set çeken ve SENİNLE kaybolan basitlik.

Düşündüğünü zincire vuran benim.

Şafakla kaybolan benim.

Ve ellerim SANA uzanır Ey Sultan-ı levlâk!

Düşmanını elleriyle besleyen bir insana bakar gibi baktın bize,

İlâcını ateşe atan bir hastayı izler gibi izledin.

Bilmiyorlar Allahım dedin, bilseler yapmazlardı.

Her şeyin önü O’ndan sonu O’na…

Varlıklar adedince selam SANA, sâlât SANA:

SEN İÇİMDE YANAN TATLI BİR KORSUN,

VE SEN UMMANINDA KAYBOLDUĞUM NURSUN…

 

Didâr Olur Ağustos 7, 2009

Kategori: Berceste-Şiir — La Reverie @ 9:19 am

319ffb67c6b08e5db5a583e4bf5edfe8

Sanma şahım / herkesi sen / sadıkane /yar olur
Herkesi sen / dost mu sandın / belki ol / ağyar olur
Sadıkane / belki ol / alemde / dildar olur
Yar olur / ağyar olur / dildar olur / serdar olur

”Yavuz Sultan Selim”

Dizelerin ilk kelimeleri yukarıdan aşağıya okunduğunda aynı dizeyi verir. Bu tarzda yazılan ilk beyit olduğu söylenmektedir. Divan edebiyatında bu özelliğe vezni aher denir. Yavuz Sultan Selim Han bu beyti Şah İsmail’e yazmıştır. Hikayesi şöyledir:

Yavuz şiire, edebiyata ve satranç oynamaya meraklı biridir. Aynı şekilde Şah İsmail’de de bu özellikler vardır. Sarayında ünlü şairleri barındırır ve çok iyi satranç oynar. Bunu bilen Yavuz Şahın şahın bu özelliğinden yararlanmak ister. Tebdili kıyafetle (gezgin bir abdal kılığında) şahın ülkesine gider. Hanlarda , Kervansaraylarda satranç oynayarak önüne geleni yener. Haber şaha ulaşır. Şah der ki çağırın birde benimle oynasın. Yavuz Şah’ı da yener. Şah sinirlenir ve Yavuz’a der ki: ” Sen edep nedir bilmez misin? Hiç şahlar mat edilir mi?” Elinin tersiyle Yavuza bir tokat atar( Bir rivayete göre ) . Şahın kızdığını anlayan Yavuz onu yücelten şiirler okumaya başlar. İşte şahın huzurundan ayrılırkende bu şiiri okur. Ancak Şah İsmail hala onun Yavuz Sultan Selim olduğunu anlamamıştır.

Yavuz yediği tokatın acısını unutmaz. Birkaç sene sonra Çaldıran’da Şah İsmail’i yener ve ona bir mektup gönderir. Mektupta o günkü tokadın acısını aldığını söyler ve ilave eder: ” Atacaksan tokadı böyle atacaksın. “

(Osmanlı Medeniyeti)

 

Kimsesiz.. Ağustos 7, 2009

Kategori: Berceste-Şiir — La Reverie @ 8:55 am

Hiç kimse yok kimsesiz

 Herkesin var bir kimsesi

Ben bugün kimsesiz kaldım

Ey kimsesizler kimsesi

Kimse aradığım yollarda

Kimsesizlik kimsem oldu

Dinsin artık hicranın cana

Kimse aradığım yollar

Kimsesiz kimselerle doldu

Avnî (Fatih Sultan Mehmet)

 

Derd-î firâk-ı… Temmuz 17, 2009

Kategori: Berceste-Şiir — La Reverie @ 10:07 pm

istanbul

Derd-î firâk-ı hasreti mehcûr olan bilir,
Kadr-î safây-ı sıhhati rencûr olan bilir.

Âkif Paşa
. . .

Ayrılığın ve hasret çekmenin ne belalı şey olduğunu,
bir köşeye bırakılıp unutulmuş olanlar ve sıhhatli olmanın kıymetini de,
hastalanıp yatağa düşenler daha iyi bilir ve takdir ederler
.

 

EY ISTANBUL- Almanya 2.Türkçe Olimpiyatı Temmuz 17, 2009

Kategori: Berceste-Şiir, Multimedia — La Reverie @ 9:19 pm
Tags: ,


Fatih Sultan Mehmed’in, kokladığı güldesin,
Asırlardır gönülde, şarkılarda, dildesin
Sen Yüce Peygamberin gösterdiği beldesin,
Sana kavuşmak için, yola çıktı nice kul,
Güzeller güzelisin canım güzel İstanbul.

Bir Ulubatlı gibi, sura dayandı gönül,
Medine’den yadigâr, Eyüp’teki gonca gül,
Akşemsettin nuruyla, aralandı sırlı tül,
Gir mana iklimine, ruhunu orada bul,
Evliyalar bekliyor, toprağını İstanbul.

Yedi tepe üstünden, seyrederken âlemi,
Elif elif yükselir, Sinan’ın taş kalemi,
Senin ağzından tattım, şiir gibi dlimi,
Kalemkârlar işlemiş, silinmezsin emin ol,
Üstat Yahya Kemâl’in aşk Aziz İstanbul.

Zaman mavi bir sudur, Boğaz’dan mazi akar,
Alev alev tutuşur, gün batarken Üsküdar,
Kubbelerden okunur, yüzündeki o vakar,
Emirgân zümrüt yeşil, Gülhane’de suskun gül,
Gönüller sultanısın Şehr-i Sultan İstanbul.

Üstünde kanat çırpan, tılsımlı nağmelerin,
Sazında sen saklısın,Tanburi Cemil Bey’in,
Hafızanda raksı var, dönen semazenlerin,
Bir tatlı huzur idi, Kalamış’a giden yol,
Huzurun kollarında Dersa’det’sin İstanbul.

Su içinde bir güzel, kıyamda Kız Kulesi,
Eski bir efsanenin suya düşer gölgesi,
Ufukta kızarırken bir Tanzimat lâlesi,
Beyoğlu Garb’a bakar, Fatih der ki:kendin ol!
Pay-ı Taht-ı Saltanat, nam-ı diğer İstanbul

Haliç turkuaz takı, gerdanına yakışır,
Boğaziçi’nde köşkler, sevdalıca bakışır,
Seni sevmek bir tutku, kanımıza bulaşır,
Bir ressam çizmiş seni, şaheser demek makul,
Zarifsin, endamlısın, ne güzelsin İstanbul.

Selami Yıldırım

 

Senden dönmezem… Mayıs 5, 2009

Kategori: Aforizmalar-Nurâni Nakışlar, Berceste-Şiir — La Reverie @ 10:34 pm

hhhhhhh

“Bir bîçare aşığım ey Yâr senden dönmezem

Hançer ile yüreğimi yar senden dönmezem.”

…………………

A desperate lover, I won’t, O the Beloved, abandon You,

I won’t do so even if You rend my heart with a dagger.

-Nesimi

 

 

Naat Nisan 19, 2009

Kategori: Berceste-Şiir — La Reverie @ 9:04 pm
Tags:

click to comment

Ve ben sustum,
Gökyüzü sustu,
Toprak sustu,
Gece sustu
Bir koca dünya sustu karanlıkta
Kara zindanlar sustu
Vakit sustu,
Sabır sustu,
Ümit sustu
Olanca gücüyle hayat sustu…
Ah efendim, nicedir düştüm gül ormanına
Bir yanda kervanlar yürüdü, diğer yanda ben
Mavilere sürerek dilimin kandilini
Daldım ışıltısına güzelliklerin
Yani susmaların,
Yani hayatın…
Yenilmişliğime ver sessizliğimi
Bir rüzgara bile sözüm geçmiyor,
Efendim!
Ölüm, soluklanıyor gecelerimde
Yüzyıldır soğuk bir düşte yatıyorum besbelli
Varlığım orda, varsın olsun, hissetmiyorum
Bırakıp gidiyor ya, asil direncim
Nerde olduğu önemli değil kuvvetin!
Düşlerimde kabartma sureti sevgilinin
Beni dinlemeden mi gidiyorsun efendim?
Yalnız odalarda kalmışım veya kalabalık
Şehrin caddelerinde kendimi bulamam ki ben!
Gözlerimi örter kırgın deniz, paslı su
Ve kıyameti çöllerin…
Ah efendim, gül koklarım yokluğunda çağır beni
Yeter ki, şefaat üfle omurgasına ruhumun
O gün, susma günü yattığım keskin bıçakta
Aşk yine, hasret yine, senin yolunda adımlarım
Bir kıyama şahlanır, aşkında durulur…
Yitirdiğim düşleri buldur bana efendim
Çıkmaz sokaklarında şaşırdım hayatımın!
Şimdi susma zamanı:
Sözü,
Sesi
Ve düşü…

 

Özcan ÜNLÜ

http://my.opera.com/tuna-alp/blog/n

 

Güle Hasret Mart 28, 2009

Kategori: Berceste-Şiir — La Reverie @ 5:55 pm
Tags:

gonlumun-gulusun-ya-resulallah

Bilinmez hangi kırık kalbin duasıdır karanlıkları aydınlatan,

 Bilinmez kim için ettiğin duadır seni ayakta tutan…

Hasret buram buram, Gül demet demet;

Lakin Gül benden uzakta, ben Güle Hasret…

 

 

Müptelâyım Mart 19, 2009

Kategori: Berceste-Şiir — La Reverie @ 7:02 pm
Tags:

"For her gift was unworthy of Him" by Hadassah28.

“Hasta gönlüm çok zamandır iftirakından harap…
Olmadım bir lâhza rahat geçti devranım benim…
Müptelâyım bir ümitsiz gizli derdin zehrine…
Bu sebepten her geçen gün düştü dermanım benim…
Yok teselliden nasibim, vermeyin zahmet bana!
Etmeyin bunca eziyet az mı hicranım benim…”

S. Arif EMRE

 

Çeke geldi çeke gider Mart 15, 2009

Kategori: Berceste-Şiir — La Reverie @ 11:42 pm
Tags: ,

s-goi-op

Aşkın odu ciğerimi
Yaka geldi yaka gider
Garip başım bu sevdayı
Çeke geldi çeke gider

Kâr etti firak canıma
Aşık oldum cananıma
As zencirin dost boynuma
Taka geldi taka gider

Sadıklar durur sözüne
Gayri görünmez gözüne
Bu gözlerim dost yüzüne
Baka geldi baka gider

Bülbül eder ah-ü figan
Hasret ile yandı bu can
Benim gönülcüğüm ey can
Hakk’a geldi Hakk’a gider

Arada olmasın asi
Onulmaz bağrımın başı
Gözlerimin kanlı yaşı
Aka geldi aka gider

Miskin Yunus’un sözleri
Efgan eder bülbülleri
Dost bahçesinin gülleri
Koka geldi koka gider

Yunus Emre