
Peygamberimiz’in (s.a.v) vefatını öğrenen Hz. Ebu Bekir (r.a) hemen O’nun evine gider ve odasına girer. Gözlerinden yaşlar boşalıyorken O’nun mübarek yüzünü açar ve sıvazlar. Bu sırada dudaklarından şu sözler dökülür:
“Anam babam sana feda olsun! Güzel yaşadın, güzel vefat ettin. Senin ölümünle nübüvvet noktalanmıştır. Sen övülemeyecek kadar azametli, sızlanamayacak kadar ulvisin. Öyle ki herkes sende teselli buluyor ve eşit oluyordu… Eğer ağlamayı (ölenin üzerine) yasaklamasaydın sana dökerdik bütün gözyaşlarımızı. Allahım bunları ona ulaştır!
Ey Muhammed! Rabb’inin yanında bizleri de an… Kalbinden bizleri çıkarma. Eğer ağırbaşlı ve sakin olmayı öğretmeseydin bizlere, ardından bıraktığın yalnızlığa ve hasrete kimseler dayanamazdı. Allahım! Bunları sevgili dostuna ilet. Onun sevgisini içimizde koru.”
(Beyhaki, Delailü’n- Nübüvve; İbn Sa’d, et-Tabakatü’l-Kübra)









