
Sırf Allah rızası için dünyanın dört bir yanına göç edenlerin durumunu hafife alamaz ve basite ircâ edemeyiz; çünkü bu muhacirlerin herhangi bir maddi çıkarları ve menfaatleri yoktur. Türkiye’nin içinde ve dışında ve âlem-i İslam’ın sair yerlerinde, hicret eden kimseler, “Şüphesiz ameller, niyetlere göredir ve herkese niyet ettiği şey vardır” fehvasınca, niyetlerine göre mükafaat görecek ve ilk hicret edenlerin arkasında -inşaallah- yerlerini alacaklardır.
Yani Allah, Muhacirleri Muhacirlerle, Ensarı da Ensarla haşredecektir. Bu itibarla da, “Muhacirler toplansın!” dendiğinde bu mukaddes göçün heyecanıyla yollara düşmüş olanlar, Muhacirlerin arkasında yerlerini alacaklardır. Kim bilir günümüzde Allah rızası için hicret edenlerden herhangi birisinin önüne Hz. Ebû Bekir (radiyallâhu anh) mi, Hz. Ömer (radiyallâhu anh) mi, Hz. Osman (radiyallâhu anh) mı rastlayacak?! Bunları her an Rabb’inin huzurunda hesap vereceğine inanan ve bir ayağının mezarda bulunduğunu his ve idrak eden bir insanın ağzından dinliyor gibi dinleyin; eğer bu mevzuda hilaf-ı vaki ve mübalağalı beyanda bulunuyorsam, Allah’a hesap vereceğim demektir…
Muhacir, hicret edeceği yere giderken, “bir daha geri dönmemek” üzere gitmelidir. Kendi ülkesinin yemyeşil yamaçları, bağ ve bahçeleriyle diğer bütün güzellikleri aklına geldiğinde, Sahabe gibi, “Aman Allah göstermesin buradan geriye dönmek mi!” duygusuyla tir tir titremelidir.
Evet, ideal muhacir, niyetini halisâne yaptıktan sonra gideceği yere gitmeli, “Senede bir defa olsun gelip ülkemi göreceğim” gibi mülahazalara kapılmamalı, anne-baba, memleket sevgisini içine gömmeli ve bir daha geriye dönmeyi düşünmemelidir. Hatta o ilk garipler gibi yerlerini terk etmeyi düşünmemeli ve Allah rızası için hizmet ettikleri yerlerinden ayrılmamalıdırlar.
M. Fethullah Gülen
***
Hayatı istihkar eden yiğitler…
Yaşatma arzusu ile yaşamayı unutan yiğitler…
Ne kaybettiler? Şu kısa dünya hayatını bir oruç farzedip iftarı şehitlik ile yaptılar…
Henien leküm. Helal olsun sizlere…
Rabbim bizleri de sözünde duran, Adem Tatlı’lar, Hacı Atalar ile beraber haşretsin…
Mustafa Ertekin









