Umut Huzmeleri

"So lose not heart, nor fall into despair: and you shall have the upper hand if you are believers." — Quran (3:139)

AŞK’a uçmazsan kanat neye yarar. 17/12/2008

Filed under: Edebî İktibaslar — La Reverie @ 20:35
Tags:

n733280974_373506_2198

İranlı bir şair diyor ki:
“AŞK’a uçarsan kanatların yanar”
Bu söze cevaben Mevlana Hazretleri diyor ki:
“AŞK’a uçmazsan kanat neye yarar.”

About these ads
 

5 Responses to “AŞK’a uçmazsan kanat neye yarar.”

  1. Gül'e Hasret Says:

    Evet, kısa ve öz bir cevap, Mevlâm kendi aşkıyla, sevdiklerinin aşkıyla şu yaralı kalplerimizi doldursun. Measselam..

  2. ahmed Says:

    Sadece Bir Saat

    Yapma. Ne olur yapma. Öylesine acı ki sözlerin. Kalbini üzüyorsun. İnsanı en çok üzen kendisidir biliyorsun. Bir an dur. Hadi ama. Sadece bir an. Bir an içine bakmadan dışarıya bak şöyle bir. Dışardan kendine bakabilirsin ama. Kendini içinde boğulmaktan kurtulmalısın önce. Benliğin seni boğazlıyor baksana. Kendini benliğin yüceltmesinden kurtaracaksın önce. Nasıl mı? Kendini yüceltmeye çalışan istek ve arzularını, olmasını istediği şeylerin olmamasından kaynaklanan yakınmalarını parantez içine alarak.
    Olmadı mı? Peki, bir de şöyle denesen.. Bir saatliğine sızlanmaktan vazgeçemez misin? Tamam. Ne demek istediğimi biraz daha açmaya çalışayım. Bugün bir saat ayırıyorsun kendine. Sadece tek bir saat. Tamam kızma. Bir ânı bir saate çıkardığımın farkındayım. İşte bu tek saatte hiç sızlanmıyorsun. Hiç şikâyet etmiyorsun. Hiç mızmızlık etmiyorsun. Hiç tenkit etmiyorsun. Hiç beğenmemezlik etmiyorsun. Hiç ama hiç. Neyi mi? Her şeyi. Kendin dahil her şeyi. Bir saat sadece. Tek bir saat.
    Önce kendin çıkıyor karşına. Yoo. Susuyorsun. Benliğinin kalbine sapladığı o incitici sözlere bir saat aldırmıyorsun. Tek bir saat.
    Hava çok mu kötü? Bir saat boyunca, hava kötü yerine, hava sadece soğuk, diyemez misin? Ruhuna bir nefes aldıramaz mısın? “Allah’ım yarattığın soğuk havayı da sıcak havayı da seviyorum” diyemez misin? “Çok zor” diyorsun. Kabul ediyorum.
    Başın mı ağrıyor? Bir saat için başının ağrısından sızlanmayı kesip şükrediyorsun. Garip mi geliyor bu? Bir denesen. Başının ağrısına tebessüm ediyorsun.
    Karnın acıkıyor. Hiç şaşırmadım. Gerilince hep karnın acıkıyordu, değil mi? Hemen sığınmıyorsun yiyeceklerin o cezbedici tadına. Açlığın lezzetini tadıyorsun. Sadece bir saat. Baksana, açlığa şükretmek istiyor ruhun ve kalbin. İnsan olmanın başka bir halini tadıyorsun. Acizliği tadıyorsun.
    Üst kattaki ailenin çocuklarının gürültüsü geliyor. Sanki tepene biniyorlar gibi hissediyorsun. “Olsun” diyorsun. “Olsun varsın.” Çocukların ayak sesleri sana küçücük hayatların sesi gibi geliyor bir saat. İki sene sonra bebeğin ağlama sesleri koşarken çıkardığı gürültülere dönüştü, öyle mi? İlginç geliyor bu sana. Bir saat de olsa ilginç geliyor. Balkondaki çiçeklerin değişimi kadar ilginç. Ürkütücü bir sessizlikte yaşamak ister miydin? Bence de istemezdin. Gürültüye bile şükretmen ne güzel.
    “Ama!”
    Amalar yok bir saatin içinde. Varoluşuna sımsıkı sarılıyorsun. Varlığının şimdiki haline. Şikâyet yok. Baksana, on dakikası geçti bile.
    Sözler mi? Şuradan buradan, ondan bundan duyduğun seni inciten sözler mi yankılanıyor kalbinin kuytu köşelerinde? Buna rağmen bir saat içinde “Allah’ım, her şey ama her şey için Sana şükrediyorum” demeye mi çalıştın? Bak işte oluyor. Kalbin ne çok sevindi. Ruhuna sanki melekler dokunuyor.
    İşte bak, şimdi sen sen oluyorsun. Sen. Kâinatın gözbebeği. Varoluşun seyircisi. Kâinatın en çok merhamet edilen misafiri. Kalbinden çıkan ses dudaklarında sözcüklerle O’nun arşına yükseliyor: “Allah’ım, Senden sonsuz memnunum. Senden razıyım.” Biraz önce kainatın en önemli cümlelerinden birini kurdun farkında mısın? Kalbin ağladı ağlayacak. Sevinçten.
    Yarım saat mi geçti? Tamam. Geçsin. Yeter ki böyle geçsin. Yeter ki O’ndan sonsuz razı olarak geçsin.
    Başka amalar mı geliyor zihnine? Hayatta mahrum olduğun şeyler geliyor, değil mi? Ooo. Peki. ‘Ama’lara teslim olmuyorsun bir saat. Tek bir saati benliğinin arzularından kurtaracaksın. “Şükretmem lazım biliyorum ama!” Hadi ama. Tek bir saat ‘ama’ yok. Sahip olmadıklarını düşüne düşüne, sızlana sızlana kalbini kasvete sürüklediğin tüm yoksunluklarına rağmen ‘Ben Senden razıyım’ diyorsun. Bak, oluyor.
    Bir saatte sana verdiklerinden ve vermediklerinden dolayı O’ndan razı olmak ne mi ki? Biliyor musun, bırak tek bir saati, O’ndan bir ‘an’ bile razı olmak sonsuzluk demektir.
    Süre doldu öyle mi?
    Bir gün de bir melek gelecek ve ‘süre doldu’ diyecek, biliyorsun.
    Mustafa Ulusoy

    SELAM VE DUA İLE HÜLYA KARDEŞİM ALLAH C.C. RAZI OLSUN

  3. öznur demirkıran Says:

    Allah razı olsun canımsın..

  4. sahinm Says:

    S.A. Allah Razı Olsun bu sözü dakikalardır arıyordum burda buldum…..

  5. kemalist95 Says:

    iranlı bir şair yerine Ömer Hayyam deseydiniz keşke :D


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 3.976 takipçiye katılın